CHP’ye “mutlak butlan” atanmasının ardından siyasete yeni bir partiyle devam etmeyi amaçlayan Özgür Özel bu defa başka bir sorunla karşılaştı.

Özgür Özel’in kurduğu Yeni Parti, 2020 yılında Öztürk Yılmaz’ın kurduğu Yenilikçi Parti ile mahkemelik olmuş.

Yeni Parti, 2014 yılında Musul Baş Konsolosu iken teröristlerin konsolosluğa baskını sırasında “Ben konsolos değil Muhasebeci Kenan’ım” deyip kaçarak kurtulan ve CHP’den milletvekili seçildikten sonra da partiden ihraç edilip 2020 yılında Öztürk Yılmaz’ın kurduğu Yenilik Partisi ile isim benzerliğinden dolayı davalık olmuş.

Hani derler ya “Siyasette her şey olur.”

Gerçekten de oluyor,

Yenilik Partisi, “Yeni Parti” adının kendi partilerinin ismiyle karıştırılabileceği gerekçesiyle Yargıtay’a başvurmuş.

Yargıtay da Özgür Özel’in kurduğu Yeni Parti’ye tebligat göndererek ismin değiştirilmesini istemiş.

Değişecekmiş o da

Şimdi insan ister istemez soruyor, ülkeyi yönetmeye talip olanların daha dikkatli olması gerekmez mi?

Önüne çıkabilecek sorunları hesap etmez mi?

Ya Allah aşkına, güler misin, ağlar mısın?

Bir tarafta “Yeni Parti”, diğer tarafta “Yenilik Partisi”

İsimler neredeyse kardeş.

Biri “Yeni”, diğeri “Yenilik”.

Sanki aynı evden çıkmış iki kardeş gibi.

KADERLERİ DE BENZİYOR

İşin daha da ilginç tarafı, Özgür Özel ile Öztürk Yılmaz’ın siyasi hikâyelerinde de bir benzerlik bulunuyor.

Biri CHP’den ihraç edilmiş,

Diğerinin elinden CHP alınmış.

İkisinin de CHP ile yolları ayrılmış.

Yani ikisinin de CHP defterinde ayrı birer hikâyesi var.

Bir bakıma aynı kaderin farklı sayfalarını yaşamış iki siyasetçi.

Şimdi kader onları Parti isminde bir kez daha aynı noktada karşı karşıya getirdi.

Acaba buradan bir ortaklık çıkar mı?

Özgür Özel ile Öztürk Yılmaz bir gün oturup, “Senin parti Yeni, benimki Yenilik… İkisini birleştirelim, En Yeni Parti olsun bitsin” derler mi?

Valla…

Bu da Türk siyasetinin yeni muammalarından biri olur.

Fakat görünen o ki Öztürk Yılmaz böyle bir ihtimale sıcak bakmaz.

Yoksa Yenilik Partisi, Yeni Parti’nin isminin değiştirilmesi için şikâyette bulunmazdı.

İLTİBAS MESELESİ

Hukukta bunun bir adı vardır,

İltibas deniyor.

Yani birbirine benzeyen iki şeyin birbiriyle karıştırılması, birinin diğerinin yerine geçebilecek şekilde algılanmasıdır.

Ticaret hukukunda da karşılığı bulunan bu kavram, marka ve isimlerin birbirine karışmasını önlemek açısından önem taşıyor.

Partiler açısından düşünürsek mesele daha da ilginç.

Çünkü sandığa giden vatandaşın, “Ben Yeni Parti’ye basacaktım ama yanlışlıkla Yenilik Partisi’ne bastım” dememesi gerekiyor.

Ya da tam tersi…

Gerçi Türk seçmeninin bu konuda kimseye ihtiyacı yok.

Seçmen ne yapacağını bilir.

Mührü kime veya nereye basacağını da iyi biliyor.

Kimin adını sandıkta görmek istediğini de,

Kimin adını görünce üstünü çizmek istediğini de iyi bilir.

Dolayısıyla isimler birbirine benzese ne olur?

Yeni mi, Yenilik mi?

Sandıkta mesele isimden çok daha basit,

Seçmen kimi isterse ona basar.

Yani…

İltibas partiler arasında olabilir.
Seçmenin tercihi konusunda pek fazla iltibas olacağını sanmıyorum ama Türkiye’nin yönetimine talip olan bir liderin iktidara yürürken önüne bu tür engelleri çıkarmasına sebebiyet vermesini siyasi acemilik olarak yorumluyorum.