Trabzonspor’un bu sezon en büyük problemi, kâğıt üstündeki planlarla sahadaki gerçekler arasındaki o görünmez ama yakıcı fark. İlk 45 dakika, bu gerçeği bir kez daha suratımıza çarpan cinstendi.
Geçen hafta ilk on birde başlayan Falcorelli ve Augustuno’nun kulübeye çekilmesi, Fatih Hocanın rotasyon hamlesinin işaretiydi. Yerlerine sahaya sürülenler arasında ise yalnızca Muci,bir penaltı ve bir gol özgüveniyle oyuna tam anlamıyla dokundu. Buochuari’nin sessizliği ise adeta orta sahada açılmış bir boşluk gibiydi. Ama asıl mesele Trabzonspor’un savunma merkezindeki ısrarı, artık bir teknik tercihten çok futbol gerçeğine meydan okumaya benziyor. Baniya gibi bir stoper kenarda dururken, Okay’dan “yeni stoper” üretmeye kalkmak, modern futbolun temel kaidelerinden biri olan “mevki oyuncusunu mevkisinde oynat” prensibinin altını oyuyor. Nitekim yenilen gol de tam bu yanlışın zincirleme sonucuydu.
Konyaspor ise dersine iyi çalışmış bir öğrencinin titizliğiyle sahadaydı. Sağ bek Pina'nın sol köşelere kadar taşan savunma müdahaleleri, üçüncü bölgede yaptıkları agresif pres, iki net pozisyon yaratmaları… Hepsi, golün “geliyorum” diye bağırdığını gösteriyordu. Ve Konya, bu planlı oyunun sonunda muradına erdi.
Zubkov’a ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Son üç haftadır sahada dolaşan, varla yok arası bir gölge. Tribünlerde herkes eski Zubkov’u arıyor ama şimdilik ortada sadece hayal kırıklığı var.
İlk yarının son on dakikası ise bambaşka bir Trabzonspor’un habercisiydi. Orta alanda diri pres, kanatlardan bindirmeler, rakip sahada çoğalma… Nihayet kıpırdayan, nefes alan bir takım ortaya çıktı. Bu hareketliliğin karşılığı da gecikmedi. Kaleci Bahadır’ın Muci’ye yaptığı müdahale sonrası VAR’ın çağrısıyla gelen penaltıda Onuachu, buz gibi bir vuruşla skoru eşitledi. Hem takımı ayağa kaldırdı hem de tribünlerde nefesleri tazeledi.
İkinci yarı ise maçın hikâyesinin asıl yazıldığı yer oldu. Bu kez uyanmış, silkelenmiş, oyunu kanatlara doğru genişleten bir Trabzonspor vardı sahada. Top her kenara taşındığında Konya savunması çatırdadı. Önce Onuachu’nun klas dokunuşu, ardından Muci’nin jeneriklik golü… Tribünlere “işte bu” dedirten, sezonun en iştahlı görüntülerinden birini sundu Trabzonspor.
Sonuç mu?
İlk yarıda kaybolan Trabzonspor değil, ikinci yarıda sahneye çıkan Trabzonspor bu ligin kaderini değiştirir. Çünkü bazen bir maçın değil, bir sezonun hikâyesi de ikinci yarıda başlar.