Bu sonucun ardından bordo-mavililer 5 puanda kalırken, İstanbul temsilcisi ise 4 puana yükseldi. Trabzonspor-Başakşehir karşılaşmasını spor yazarları değerlendirdi. İşte o yorumlar...

AHMET ÇAKAR - PLANSIZ PROGRAMSIZ

Geçen sezonun şampiyonu Medipol Başakşehir toparlanmış ama geçen sezonun son anlarına kadar şampiyonluk kovalayan Trabzonspor'un durumu içler açısı. Özellikle Trabzonspor açısından olay üzücü. Tamam, Nwakaeme ve Ekuban hasta olabilirler. Ama Trabzonspor'un bu kadar top kaybeden, plansız ve programsız oynaması kabul edilemez. Maçın başında birkaç pozisyon buldular, hepsi bu kadar. Ve maç dengelenmiş iken Baker'ın ukalalığı yüzünden Trabzonspor golü yedi. Aşırtıyım dedi, beceremedi. Sonrasında da İrfan Can kaptı, önce vurdu sonra döndü ve sonra da çok güzel bir yere tam köşeye bıraktı.

Baker gibi futbolcunun böylesine saçma sapan hareket yapması kabul edilemez. İkinci yarıdaysa sahada sadece Medipol Başakşehir vardı. Trabzonspor'u sürklase ettiler. İstedikleri gibi oynadılar. Ve Edin Visca daha önce oynadığı maçlarda hatırladığımız çaprazdan müthiş bir gol attı. Ve böylelikle de maç bitmiş oldu. Tuhaf olan şu; Medipol Başakşehir'in yedek kulübesine bakıyoruz olağanüstü. Hangi takıma koyarsan koy direkt oynayabilecek oyuncular. Ama Trabzonspor öyle mi? Hem kalite eksik hem de organizasyon eksik. Kim ne yapacağını bilmiyor.

Medipol Başakşehir'in zaten toparlanması gerekiyordu. Onlar da hâlâ söylüyorum puan olarak geride olsalar bile kadro kaliteleriyle şampiyon adaylarından birisi. Ama geçen sene olan Trabzonspor'un yerinde yeller esiyor ve geleceği de pek parlak görünmüyor. Genç bir hakem vardı. Fena da maç yönetmedi. Bazı hataları var ama deneyim kazandıkça ileride çıkacağı maçlarda çok daha iyi olur.

BÜLENT TİMURLENK - ŞAH MAT

Altı ay önce size, "Bu akşam Başakşehir'e karşı Trabzonspor'da Novak, Sosa, Ndiaye, Nwakaeme, Ekuban, Sörloth yok" desem, "İşi çok zor" derdiniz. O gün de dün akşam da sonuçta onların yerlerine başka futbolcular, yeni transferler forma giydi ama kalite farkı tabelayı belirledi. Pandemi döneminde ideal 11'i de taktiği de belirleyen futbolcuların sağlığı.

Trabzonspor orta sahasına transfer ettiği iki oyuncudan birini diz sakatlığı yüzünden 6 ay kaybetmiş, diğeri kırmızı kart cezalısı. Başakşehir gibi üst seviye bir takım karşısında Nwakaeme ve Ekuban gibi fark yaratacak futbolcular da yok. Üstüne bir de Abdulkadir Parmak'ın eksikliği…

Trabzonspor önde baskıyla iyi başladı göründü ama takımın yükü Abdülkadir Ömür'ün omuzlarına yüklenmiş. Futbolda her şeyi yapmaya çalışırsanız bazen en iyi yaptığınız şeyi yapamazsınız… Okan Buruk, 3 milli maçın ardından Mahmut'u kulübede tutup, milli arayı takımla geçiren İrfan Can'ın yanına kalitesi tartışılmaz Rafael'i yerleştirdi ve Newton'a "şah mat" dedi. İrfan Can'a yayın üzerinde iki şut şansı vermek ölümcül hata… Affetmedi. Bu sezon 5 değişikliğin olduğu ligde geniş kadron kadar güçlüsün. Trabzonspor pandemi arasına girilirken de Başakşehir karşısında şansızlık yaşamış, maçı seyircisiz oynamak zorunda kalmış ve yarışın en önemli virajını alamamıştı… Dün bu kadar eksik kadrodan Newton'un daha fazla verim alması beklenemez. Diabate ve Djaniny son dönemin başarılı transfer aklının bir devamı gibi görünmüyor…

Ligde ilk 4 maçında 1 gol atıp 1 puan alabilen Başakşehir, korku filmi gibi duran Şampiyonlar Ligi öncesinde serum etkisi yaratacak galibiyet aldı. Trabzon, Ekuban ve Nwakaeme ile başka bir takım olur ama bu orta sahayla çok iyi olurlar mı, işte o kocaman bir soru işareti…

İKENDER GÜNEN - YARATICI OYUNCU YOK

Sorunlarla dolu bir ilk 11… Çünkü Nwakaeme, Ekuban ve de Abdulkadir Parmak gibi çok önemli oyunculardan yoksun bir 11… Maç başında önde baskı yapmaya çalıştılar ama bireysel yeteneğiniz yoksa top üçüncü bölgeye geldiğinde problem başlar. İlk yarı Abdülkadir Ömür, Afobe ve Diabete'ye orta alandan gerekli destek gelmediği için bu sorunlar ortaya çıktı. Orta alan bir takımın kalbidir. Eğer burada yaratıcı oyuncunuz yoksa işiniz çok zor. Kamil Ahmet ve Safa ilk kez bir arada oynadılar. Önlerinde de Baker... Mücadele ve de yardımlaşmada herhangi bir sorun yok. Ama top Trabzonspor'a geldiği anda sorunlar başlıyor. Baker'ın hiç gereği yokken yaptığı anlamsız bir hareket sonrasında İrfan Can ile gelen golden sonra Başakşehir moral avantajını da ele geçirdi.

Golden sonra takımı coşturacak bir oyuncu arandı. Örneğin Abdülkadir Ömür gibi. Bazı oyuncular var ki takım istenilen düzeyde olmadığı zaman ortaya yeteneği ile çıkar. Abdülkadir Ömür'den koşullar ne olursa olsun daha fazla sorumluluk almasını bekliyoruz. Sezon başından beri bu takımın belirli bir oyun sistemi olmadığını ve de sorunlar yaşayacağını belirtmeye çalıştım.

Yalnız koşullar ne olursa olsun kendi sahanızdaki bir maçta eğer siz Trabzonsporsanız kornerleriniz ya da girdiğiniz gol pozisyonları rakipten daha fazla olmak zorunda. Bunu gerçekleştiremediğinizde 'sakat ve cezalı oyuncularımız var' gibi bahanelerin arkasına saklanamazsınız. Çünkü bu takımın tarihine baktığınızda şampiyon olduğu yıllarda sorunların bugünden daha fazla olduğu gerçeğini kimse göz ardı etmemelidir diye düşünüyorum.

REHA KAPSAL - HER DERDE DEVA!

Böyle önemli bir maçta Nwakaeme, Ekuban, Flavio ve Abdulkadir Parmak gibi hem takımın omurgasında etkili hem de hücumda yetenekli ve üretken önemli oyuncuların oynamamasının eksikliğinin saha içi direkt olarak yansıması; bordo-mavililerin hem yetersizlik seviyesini yükselttiği gibi hem de takım kalitesini ve oyun kalitesini olumsuz yönde etkiledi.

Özellikle orta sahada oyunu tutamayan, pas yapamayan, rakibi karşılamayan, hücumda üretken olamayan, top ayağındayken organizasyonlarda akıl koyamayan, daha çok anlık gelişen bireysel ataklarla sonuç almak isteyen bordo-mavililer; bunu da kalite eksikliğinden istenilen seviyede yapmakta zorlandılar.

Trabzonspor'un geçen seneye göre hem oyuncu hem de oyun kalitesi fazlasıyla geriledi. Bordo-mavililer saha içindeki güçlü hücum oyunlarıyla rakipleriyle tehdit eden, önlem almaya iten ve korkulan görüntüsünün çok uzağında olduğundan, bu sezon rakipleri Trabzonspor'u daha rahat çözüp oyun üstünlüğünü de ele alarak, istediği skorları almasını bildiler. Trabzonspor'un ileriye dönük en büyük sıkıntısı da bu gibi görünüyor.

Rakiplerine karşı eğer oyun gücünü bir an önce tekrar kazanamazsa, hem takım içindeki özgüven eksikliği ve tedirginlik, hem de saha içinde sorumluluk almama duygusu daha da fazlalaşacaktır. Bordo-mavililerin güçlü oyunu istediği seviyeye gelmediğinden, büyük takımların kriz zamanındaki işler kötü gittiği süreçlerde saygınlığını yitirmesine (oyun anlamında) neden olabiliyor, bu da her şeyden daha tehlikelidir. Trabzonspor öncelikle bu kozu rakiplerine vermemeli.

Evet sezonun daha başı, geçen seneki takım iskeletini oluşturan oyuncuların çoğu gitti ve yeni bir oyuncu topluluğu oluşturuldu.. Ancak buna rağmen saha içindeki görüntü; şu an için ileriye dönük de olumlu sinyaller vermiş değil. Elbette Trabzonspor'un eksiklikleri var, önemli oyuncuları da oynamadı; fakat Newton'un da sezon başından beri takıma eli değmedi, takımı geliştiremedi.

Saha içi organizasyonlarının istenilen seviyenin çok uzağında kalması, oyuncuların saha içi coşkularının düşüşte olması, konsantrasyon sorunu yaşamaları, disiplinsizlikleri ve reaksiyon vermemeleri; bunların hepsini istenen seviyeye getirecek olan da teknik adam Newton'dur. Puan alamayan, galibiyete hasret kalan, gol atamayan takımlara karşı 'her derde deva' bir Trabzonspor izliyoruz.

ZEKİ UZUNDURUKAN - NEWTON'UN ESERİ

Başakşehir'i yıllar sonra bu kadar formsuz ve enerjisi düşük yakalamışsın. Üstelik de 10 maçtır yenemediğin son şampiyonu! Bu Başakşehir'i de yenemiyorsan, o zaman şampiyonluk yarışında işin çok zor demektir... Evet geçen sezonun demirbaş oyuncularından Sörloth, Novak, Sosa, Ekuban, Nwakaeme, Abdülkadir Parmak gibi oyuncuların yoktu sahada. Ama bu oyuncuların yerine alınan yabancılar da henüz bir farkını ortaya koyamadı. Victor Hugo iyi bir futbolcu. Alınan yabancıların en kalitelisi zaten.

Daha maçın başında Abdülkadir Ömür, öyle bir pozisyon yakaladı ki, kendisine şut koridoru oluşturdu ama topu köşeye bırakmak yerine Skrtel'in kafasına nişanladı. Trabzonspor atamayınca İrfan Can ile golü buldu konuk ekip. Bu golde Baker öyle acemice bir hata yaptı ki, oysa onun bölgesinde oynayan oyuncuların fantaziye kaçmadan, garanti oynaması gerekir. Hatayı yaparsan golü de yedirirsin! İkinci yarıya Başakşehir daha iyi başladı. Visca, haftanın en güzel gollerinden birini atarken, Uğurcan'ın kapattığı köşeden bu golü yemesi de genç kaleciye yakışmadı.

Trabzonspor, belli ki milli maç arasını iyi geçirmemiş. Eddie Newton'un Trabzonspor'u ne oynattığı belli değil. Artık mazereti de yok! Bu Trabzonspor, haftaya Fenerbahçe maçını da kaybederse, Newton hedef haline gelir. Çünkü takım hem kötü oynuyor hem de başarısız sonuçlar alıyor.

Sezonun en başında söyledim. Eğer bir hocayı güvenip göreve getiriyorsan, sabredip, arkasında duracaksın. Bakalım bu kadar vasat futbol oynatan, henüz takım oluşturamamış ve kötü sonuçlar alan İngiliz hocaya ne kadar sabredecek yönetim! Ben istikrardan yanayım her zaman. Keşke Hüseyin Çimşir kalmış olsaydı! Takımda evet dün 4 önemli oyuncu yoktu! Ama alınan yeni yabancılar farkını ortaya koyamadı henüz.

Ligin 5. haftası geride kalırken, daha takım olamamış, eski savaşçı kimliğinden uzak bir Trabzonspor var orta yerde. Takım hücum bölgesinde birbirine çok uzak oynuyor. Abdülkadir Ömür, bir türlü kendini toparlayamadı. O eski Ömür'den eser yok hala.

Başakşehir'e karşı oynuyorsanız bu kadar havadan orta yapmak neden? Bütün ortaları Başakşehir savunması karşıladı. 2 sezon önce öz evlatlarla, gençlerle oynayan Trabzonspor'da bir ruh vardı, bir sempatik takım duruşu vardı. Sahada savaşan bir Trabzonspor vardı. Dün ise sahada yürüyen, özgüveni olmayan, ruhsuz ve teslimiyetçi bir ekip vardı...
Her ne olursa olsun, sahada bordo-mavili formanın bir ağırlığı vardır! O formayı sırtına geçiren oyuncu savaşacak, yenilirken bile futbolu ile alkışlanacak. Eddie Newton için kafamda soru işaretleri vardı. O soru işaretleri adeta bir soru dağına dönüştü!

Bu hoca ile Trabzonspor'un işi çok zor! Fenerbahçe derbisinden alınacak sonuca göre Trabzonspor ya hayat bulacak, ya da fatura hocaya kesilecek gibi bir senaryo çıktı ortaya... Durum ortada! Böyle gitmez! 2 sezondur çok iyi oynayan ve geçen sezon kupa kaldıran Trabzonspor neden bu halde? Teknik heyet acilen bir durum değerlendirmesi yapmalı? Yoksa Trabzonspor'un bu futbolla Fenerbahçe karşısında işi çok zor!.

NECMİ PEREKLİ - BAŞAKŞEHİR ÇARPTI

Trabzonspor maçına dokunmadan önce komşumuz Rizespor'u 3-1'lik mağlubiyetten 5-3 gibi açık farkla almasından dolayı kutluyorum. Şimdi gelelim Trabzonspor'a... Futbol jeopolitiği der ki "Bir takımın rakibi karşısında başarı sağlayabilmesi için orta sahayı hakimiyetine almalıdır." Maçın belli bir dakikasında dikkatle oyuncuları izliyorum.

İnanır mısınız belki de beş dakika boyunca Başakşehir oyuncuları topu gezdirirken Trabzonsporlular sahada en ufak bir müdahale dahi yapamadan onları adeta tribünde maç seyreder gibi izliyordu. Trabzonspor'da orta saha oyuncusu diye sahada forma giyen bir tek görev yapan oyuncu dahi yoktu.

Liglerin başından beri galibiyet yüzü görememiş olan geçen yılın şampiyonu geldi geldi de Trabzonspor'u hem de kendi sahasında yendi. Hatta skora razı olmayıp maça asılsa idi daha da açık farklı kazanması işten bile değildi. Teknik ve taktik hatta sistem üzerine oynayan bir takıma karşı sen sadece kas gücüne dayalı bir mantıkla sahada var olmaya çalışırsan sonuç budur.

Bu kötü gidişatın ve tablonun müsebbibi teknik sorumlulardan ziyade kesinlikle böyle bir takım kuran Trabzonspor idari yönetimindedir. Başkan Ağaoğlu divan toplantısında kulübü kâra geçirdiğini söylüyor. Eee; sayın başkan böyle bir takım ve ekip kurarsan kâra geçmek elbette pek de fazla bir maharet sayılmasa gerek.

Trabzonspor'un sahadaki bu kötü oyununun sebebi bana göre maç alamama stresine bağlı bir korku ve panik fotoğrafıdır. Korkarım bu psikozdan kurtulamadığı taktirde gelecek haftalarda Trabzonspor'u çok daha kötü sonuçlar bekleyebilir. Gelelim bizim Abdulkadir'e... Abdulkadir, Şenol Güneş seni milli takımda oynatmıyor diye bir sürü taraftar ona sitem ediyordu. Bu oyunla demek ki haklı taraf olan Şenol Güneş imiş. Seni bu durumda milli takım kadrosuna çağırmaması sana daha büyük lütuftur unutma.

İlgili Galeriler
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.