Soğanlık sırtından ya da Vonoz'dan Sahil Yolu'na bakarak "Rizeye geçen araçlar senin, Trabzon'a geçenler benim" oyunu oynadığımız günlerdi. O zamanlar "Bu kıyılardan da tren geçseydi" diye bir düşünce pek geçmezdi kimsenin aklından...

Hem nasıl geçsin ki?
Kamyon kasalarında yolculuk yapmaya alışanlar...
Minibüslerde zorlukla yer bulanlar için uçuk kaçık bir hayal olmalıydı.
Fakat zamanla kıyılarda eksik olan şeyin tren olduğu kanaatine vardık.
Bugünlerde de sıkça karşımıza çıkmaya başladı "Bu kıyılardan da tren geçseydi!”

***
50 yılda ne değişti ki?
Çocukken gençken Şana'da minibüse biniyorduk, tıngır mıngır ver elini Meydan...
Daha az araç vardı ve iki şeritti kocaman Devlet Yolu...
Sigara içilirdi araç içinde...
Cep telefonu olmadığı için sağa sola pürdikkat kesilirdi tüm yolcular...
Fısıltı halinde konuşulurdu.
Kimin aklına gelirdi tren?
Ya da getirilirdi?
Çok ilginç! Meydanlar "Trabzon'a treni biz getireceğiz" diye dalgalanmazdı.
Dile getirenlerin de sesleri duyulmazdı.
***
Yarım asır, bir rüya gibi gelip geçti.
Trabzonspor, turizm ve tarımla birlikte çok şükür tren de konuşulmaya başlandı.
4T'nin son vagonu...
Bir ara "Erzincan'a Bağlanıyoruz" derken...
Samsun-Sarp Hızlı Tren hattı iyice masaya yatırıldı.
Kırıkkale (Delice) - Çorum hattında (120 km) çalışmalar devam ediyor.
173 km'lik Çorum - Samsun hattının da tamamlanmasıyla birlikte 2030'da bir adım daha yaklaşıyoruz trene...
Geriye kalıyor 513 km uzunluğundaki Karadeniz Hattı...
Yolun başında sayılırız çünkü henüz "2026 Yılı Yatırım Programına Teklif” aşamasındayız.
Ölçülecek biçilecek ve öyle çıkılacak ihaleye...

***
"TRABZON'A TREN..."
24 Ocak 2022'de yazmışım.
Çok mu zor?
Şunun şurasında Erzincan’a bağlanmak 200 km...
Samsun’dan Sarp’a ise 513 km...
Bizler öyle yatırımlar yaptık ki bu ülkede...
"Trabzon’a tren" devede kulak kalır.
Aklımızda deli sorular...
"Niçin dünyanın çilesini çeker Kuzey’in oğlu kızı? Niçin bizimle inatlaşırlar, bir türlü gelmez demiryolu?"
***
Kar kış dolayısıyla uçaklar Trabzon’a inemeyince "bari Ordu-Giresun Havalimanına ineyim, oradan Trabzon’a geçerim nasılsa" diye düşünmüştüm ki... Tam da uçağa binip, kemerlerimizi bağladığımız sırada duyduk anonsu ve öğrendik bu seferin de kar kış yüzünden iptal edildiğini...
Belli ki yaşayanlar ne baharlar ne kışlar görecek?
İyi de en mağdur bölüm yine bizim Doğu Karadeniz. Hani ülkenin çimentosuyduk; sanat, spor, siyaset ve ticaret bizden sorulurdu!
Uçaklar iptal, denizi zaten kullanma şansı yok.
Karayoluna yüklen yüklen de nereye kadar?
Kala kala bir demiryolu kalıyor ki en garantili olanı... Rusya gibi Kuzey ülkelerinin de en ağırlıklı tercihi...
***
Her kim ki Meydan’da "Trabzon’a tren" der ve ilk ciddi adımı atar, ilk kazmayı vurur, dağları deler...
Bölge sakinleri için elektrik ve doğalgaz zammı vız gelir tırıs gider...
Yüzyıllık yalnızlık son buldu diye...
Sıra Doğu Karadeniz’e geldi diye...
Bu aziz millet, onun heykelini diker.
***
Denizden gidemiyoruz, hava yoluyla nereye kadar?
Kala kala bir TREN kalıyor ve o da yok hükmünde...
Yazmaya, hatırlatmaya devam edeceğiz.
Yapılan her çalışma çok kıymetlidir mutlaka fakat endişem odur ki geç kalıyoruz uygarlığa...
Yıl olmuş 2026...
Biz hâlâ minibüslerin nereden yolcu alacağına odaklanıyoruz.
Fakat "hiç iş yapmazsanız hiç yanlış yapmazsınız" derler.
İşler de yapılıyor, yanlışlar ve eksikler de...
Bize düşen, 2030'u beklerken zamanlı zamansız mektup göndermek, eleştirmek...
Sonra Samsun - Sarp hattına yüklenmek...
En iyimser tahminle 2036 diyelim...
Fakat bizimkiler Trabzon - Samsun arasına YHT servisleri koyacaklar diye düşünüyorum.
Yani!
2030'da bizim kıyılardan trenden önce servisi geçecek galiba...