Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenecek olan Trabzon İpekyolu Kültür ve Sanat Festivali daha başlamadan tartışmaların odağına yerleşti.
Neden mi?
Çünkü festivalin düzenlendiği şehir Trabzon olmasına rağmen, Trabzon'un kendisi organizasyonun dışında bırakılmış.
Önceki yıllarda Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nin de dahil edildiği organizasyonda bu yıl belediyenin yer almaması kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturdu.
Şehrin en büyük yerel yönetiminin dışarıda tutulması sadece bir organizasyon tercihi olarak değerlendirilemez.
Bu durum aynı zamanda Trabzon'un kurumsal hafızasının, yerel dinamiklerinin ve temsil gücünün görmezden gelinmesi anlamına gelir.
Bir festival düşünün,
Adında Trabzon var.
Trabzon'un sokaklarında yapılacak.
Trabzon'un meydanlarını kullanacak.
Trabzon'un trafik yükünü oluşturacak.
Ama Trabzon'un belediyesi, sanatçısı, basını, esnafı ve kültür insanları sürecin dışında kalacak.
Bunun adına kültür festivali mi denir?
Kültür ve sanat faaliyetleri sadece konser organizasyonundan ibaret değildir.
Kültür festivali; şehrin hafızasını, sanatını, tarihini, yerel üreticisini, zanaatkârını ve insanını içine alan bir bütünlüktür.
Bugün Türkiye’de metrekaresine en fazla sanatçı düşen Trabzon'da birçok sanatçı, müzisyen, folklor ekibi, kültür insanı ve yerel medya kuruluşu bulunuyor.
Peki bunların kaçı bu organizasyonun içinde?
Trabzon esnafına ne kadar yer verildi?
Yerel basına ne kadar destek sağlandı?
Trabzonlu sanatçılara ne kadar alan açıldı?
Bu soruların cevabı kamuoyu tarafından bilinmiyor.
Bilinen tek şey ise milyonlarca liralık organizasyon bütçesinin önemli bölümünün şehir dışındaki firmalar tarafından kullanıldığı yönündeki eleştiriler.
İşte tam da burada insanlar şu soruyu sormaya başlıyor,
Bu festival gerçekten Trabzon için mi yapılıyor, yoksa Trabzon üzerinden bir organizasyon ekonomisi mi oluşturuluyor?
Elbette hiç kimseye haksızlık etmek doğru değildir.
Ancak kamu kaynaklarının kullanıldığı her yerde şeffaflık talep etmek vatandaşın en doğal hakkıdır.
Festival için hangi firmalar görevlendirildi?
Bu firmalar Trabzon kültürünü ne kadar tanıyor?
Yerel paydaşlarla ne kadar istişare yapıldı?
Trabzon Büyükşehir Belediyesi neden sürecin dışında bırakıldı?
Bu soruların cevapları verilmediği sürece eleştirilerin artması kaçınılmaz olacaktır.
Çünkü mesele sadece bir festival değildir.
Mesele Trabzon'un kendi şehrinde söz sahibi olup olmamasıdır.
Mesele Trabzon'un kültürel kimliğinin korunup korunmamasıdır.
Mesele milyonlarca liralık bütçelerin yerel ekonomiye katkı sağlayıp sağlamamasıdır.
Hiç kimse Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Trabzon'da festival düzenlemesine karşı değil.
Tam tersine herkes daha büyük, daha kapsamlı ve daha güçlü festivaller yapılmasını istiyor.
Ancak bu festivaller Trabzon'u yok sayarak değil, Trabzon'la birlikte yapılmalıdır.
Şehrin belediyesiyle, sanatçılarıyla, üniversitesiyle, esnafıyla, basınıyla ve kültür insanlarıyla birlikte...
Çünkü İpekyolu'nun en önemli durağı olan Trabzon'un olmadığı bir İpekyolu Festivali eksik kalır.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bu eleştirileri dikkate alarak süreci yeniden değerlendirmesinde fayda vardır.
Çünkü bir şehrin adına festival düzenlemek başka şeydir, o şehri festivalin gerçek sahibi yapmak ise bambaşka bir şeydir.