Hayal değil, hedef.
Bugün biraz durup gözlerimizi kapatalım.
Trabzon’un geleceğini düşünelim.
Takvim yaprakları beş yıl sonrasını gösteriyor.
Ve biz, bambaşka bir Trabzon’a uyanıyoruz.
Uluslararası Havalimanı tamamlanmış.
Hafif raylı sistem şehrin damarlarına girmiş, insanları bir uçtan diğer uca rahatlıkla taşıyor.
Güney Çevre Yolu tamamlanmış.
Beşirli’de Gülcemal Yaşam Alanı hizmete girmiş; Trabzonlu denizle yeniden kucaklaşmış.
Kanuni Bulvarı’nın bütün etapları tamamlanmış, şehrin ulaşım yükü önemli ölçüde hafiflemiş.
Şehir hastanesi hizmete girmiş, hastalarına şifa dağıtıyor,
Fatih Devlet Hastanesi yıkılıp yerinde son derece modern yeni bir hastane duruyor.
Trabzonspor, kendi geleceğine yakışır yeni ve modern tesislerine kavuşmuş.
Ve en önemlisi…
Trabzon’un yıllardır en büyük yarası olan şehir içi trafik artık kabus olmaktan çıkmış.
Bugün Trabzon’un ulaşım sistemine bir doktor gözüyle bakacak olursak, şehrin adeta damarları tıkanmış durumda.
Nasıl ki kalp ameliyatında tıkalı damarlar by-pass edilerek kanın yeniden sağlıklı biçimde dolaşması sağlanıyorsa, Trabzon’un yollarında da yıllardır biriken trafik yükünün yeni güzergâhlarla by-pass edilmesi gerekiyor.
İşte beş yıl sonraki Trabzon, bunu başarmış bir şehir olmalı.
Yollar açılmış, trafik akmış, şehir nefes almış,
Çünkü Trabzon’un artık sadece büyümeye değil, rahatlamaya ihtiyacı var.
Bu şehir bir taraftan dağ, bir taraftan deniz arasında sıkışmış olabilir.
Ama geleceğini sıkıştırmak zorunda değil.
Yeni yollar, yeni ulaşım sistemleri, yeni yaşam alanları, yeni yatırımlar Trabzon’un önünü açacaktır.
Trabzon’un önünde çok önemli bir fırsat var.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu’nun desteği.
Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Metin Genç’in şehir vizyonu.
Milletvekillerimizin Ankara’daki gayreti,
Yerel yönetimlerimizin çalışmaları,
Ve en önemlisi Trabzon’un bütün dinamiklerinin aynı hedef etrafında buluşması.
Bunların tamamı aynı noktada birleşirse, Trabzon’un önünde çok daha güçlü bir gelecek var demektir.
Siyaset üstü bir Trabzon sevdasıyla hareket etmek gerekiyor.
Çünkü mesele yalnızca bugünün Trabzon’u değil.
Çocuklarımıza bırakacağımız Trabzon.
Beş yıl sonra Trabzon’a gelen bir vatandaş, havalimanından şehre doğru ilerlerken yeni ulaşım sistemlerini görmeli.
Şehir içine girdiğinde trafikle boğuşmamalı.
Deniz kenarında yürüyebilmeli.
Gülcemal’de ailesiyle vakit geçirebilmeli.
Raylı sistemle şehrin farklı noktalarına kolayca ulaşabilmeli.
Kanuni Bulvarı ve Güney Çevre Yolu sayesinde şehirlerarası ulaşım rahatlamış olmalı.
Ve Trabzonspor’un tarihine ve büyüklüğüne yakışan yeni bir spor kompleksi ve tesisleşme hamlesiyle karşılaşmalı.
İşte benim hayalimdeki Trabzon budur.
Trabzon artık sadece kendi kabuğu içerisinde yaşayan bir şehir olmamalı.
Bölgesinin merkezi, Karadeniz’in çekim noktası, turizmin, ticaretin, sporun, kültürün ve ulaşımın önemli merkezlerinden biri haline gelmeli.
Bunun için de sadece bina yapmak yetmez.
Şehri planlamak gerekir.
Ulaşımı planlamak,
Turizmi planlamak,
Sanayiyi planlamak,
Yeşil alanları korumak…
Denizle şehri buluşturmak,
Gençlere iş ve yaşam alanları oluşturmak,
Trabzon’u geleceğe hazırlamak gerekir.
Beş yıl sonra nasıl bir Trabzon görmek istiyoruz?
Benim cevabım net.
Daha ulaşılabilir, daha yaşanabilir, daha modern, daha yeşil ve daha güçlü bir Trabzon.
Trafiği rahatlamış,
Ulaşım altyapısı güçlenmiş,
Yeni yaşam alanları oluşmuş,
Spor tesisleri gelişmiş,
Turizmi dört mevsime yayılmış,
Ekonomisi büyümüş,
Ve en önemlisi, geleceğe güvenle bakan bir Trabzon.
Bunun adı hayal değildir.
Bunun adı hedef koymaktır.
Bugünden yarının Trabzon’unu düşünmektir.
Ve bunu gerçekleştirecek irade, bu şehirde var.
Yeter ki herkes aynı hedefe baksın.
Yeter ki Trabzon’un menfaati, kişisel ve siyasi hesapların önüne geçsin.
Yeter ki Bakanımızla, Büyükşehir Belediyemizle, milletvekillerimizle, ilçe belediyelerimizle, iş dünyamızla, üniversitelerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla ve Trabzon’un bütün dinamikleriyle aynı masanın etrafında buluşalım.
Çünkü Trabzon’un geleceği ortak akılla kurulacaktır.
Beş yıl sonra,
Belki yine aynı denize bakacağız.
Yine Boztepe’den şehri seyredeceğiz.
Yine Trabzonspor’un maçında aynı heyecanı yaşayacağız.
Ama şehir bambaşka olacak.
Daha rahat,
Daha güçlü,
Daha modern,
Daha yaşanabilir,
Ve Karadeniz’in parlayan yıldızı bir Trabzon.
Ben beş yıl sonraki Trabzon’a inanıyorum.
Çünkü bazı şehirlerin geleceği sadece projelerle değil, inanmakla başlar.
Şimdi sıra, o geleceği birlikte inşa etmekte.