Bir hayaldi, inançla takip edildi; Trabzon bugün raylı sisteme kavuşuyor.

Bazı projeler vardır,

Kâğıt üzerinde güzel görünür.

Bazıları seçim meydanlarında anlatılır, alkışlanır, sonra dosyaların arasında kaybolur.

Bir de gerçekten inanılan projeler vardır.

Onların peşinden gidilir.

Israr edilir.

Kapılar aşındırılır.

Saat hesabı yapılmadan takip edilir.

Ve sonunda hayal, gerçeğe dönüşür.

Trabzon’un hafif raylı sistem hikâyesi işte tam da böyle bir hikâyedir.

Henüz Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmeden, seçim vaatleri arasında vardı hafif raylı sistem.

Ahmet Metin Genç, bu projeyi yalnızca bir seçim vaadi olarak görmedi.

Seçildi.

Şehrül-emini oldu.

Ve göreve gelir gelmez ayağının tozuyla bu projenin üzerine eğildi.

Çünkü onun için hafif raylı sistem bir ulaşım projesinden çok daha fazlasıydı.

Trabzon’un geleceğiydi.

Şehrin büyümesiydi.

Trafiğin rahatlamasıydı.

Modern kent anlayışının Trabzon’a taşınmasıydı.

Ve en önemlisi, Trabzon’un mega kentler ligine doğru atacağı önemli bir adımdı.

Ahmet Metin Genç’in burada yaptığı en önemli şey şuydu,

İnandığı projenin peşini bırakmadı.

Büyükşehir Belediyesi'nin bütün ilgili birimlerini harekete geçirdi.

Projenin her aşamasını takip etti.

Dosyanın bir masada beklemesine razı olmadı.

Saat saat, gün gün takip etti.

Çünkü bazı işler vardır; bir kez istemekle olmaz.

Israr etmek gerekir.

Takip etmek gerekir.

Sonuna kadar mücadele etmek gerekir.

İşte hafif raylı sistemde de böyle oldu.

Bu hikâyenin bir başka önemli aktörü daha var.

O da Trabzon’un evladı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu.

Uraloğlu’nun bakanlık koltuğunda oturması, Trabzon için elbette çok önemli bir avantajdı.

Ama avantajı fırsata çevirmek de gerekiyordu.

Nitekim öyle oldu.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın ilgili ekipleri, Bakan Uraloğlu'nun talimatları doğrultusunda projeye yoğunlaştı.

Karayolları Genel Müdürlüğü'nden Devlet Demiryolları'na kadar bakanlığın ilgili kurumları bu önemli yatırımın Trabzon'a kazandırılması için çalıştı.

Sonuçta bugünlere geldik.

Ve yarın…

Trabzon için tarihi bir gün.

Şehrin ilk hafif raylı sisteminin temeli atılıyor.

Akyazı Şehir Hastanesi-Meydan hattını kapsayan birinci etapla Trabzon, ulaşımda yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Şimdi burada bir parantez açmak gerekiyor.

Büyük projeler tek kişinin başarısı değildir.

Böylesine büyük bir yatırımın hayata geçmesinde belediyeden bakanlığa, teknik ekiplerden Cumhurbaşkanlığı makamına kadar birçok kurumun emeği vardır.

Bu yatırımın onay süreçlerinde Bakanlığın ve Cumhurbaşkanlığının desteğini de unutmamak gerekir.

Dolayısıyla bu projeyi Trabzon'a kazandıran herkese teşekkür etmek gerekir.

Ama bir gerçeği de teslim etmek lazım,

Bir projeyi istemek başka, onun peşine düşmek başka şeydir.

Ahmet Metin Genç'in yaptığı tam olarak budur.

İstedi.

İnandığı projeyi sahiplendi.

Israr etti.

Takip etti.

Ve bugün Trabzon'u raylı sistemle buluşturacak noktaya geldi.

Belki de bu hikâyenin Trabzon açısından en önemli mesajı şudur,

Demek ki isteyince oluyor.

Yeter ki inanalım.

Yeter ki vazgeçmeyelim.

Yeter ki şehrin menfaatini kişisel hesapların önüne koyalım.

Bugün Trabzon'un önünde yeni bir sayfa açılıyor.

Hafif raylı sistem yalnızca insanları bir noktadan diğerine taşımayacak.

Trabzon'un şehircilik anlayışını değiştirecek.

Ulaşım kültürünü değiştirecek.

Şehrin büyümesine katkı sağlayacak.

Ve Trabzon'un geleceğine bırakılacak en önemli yatırımlardan biri olacak.

Yıllardır Trabzon'da çok şey konuşuldu.

Çok proje tartışıldı.

“Olmaz” denildi.

“Yapılamaz” denildi.

“Trabzon'a gelmez” denildi.

Ama bugün ortada somut bir gerçek var.

Raylar döşeniyor.

Çünkü birileri sadece konuşmadı.

İnandığı işin peşinden gitti.

Ve sonunda başardı.

Bu nedenle bugün yalnızca bir temel atılmıyor.

Aslında Trabzon'un geleceğine bir temel atılıyor.

Emeği geçen herkese teşekkürler.

Başta Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'e, Trabzon'un evladı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'na ve bu yatırımın önünü açan Cumhurbaşkanlığı makamına şükranlarımızı sunuyoruz.

Ve bir kez daha söylüyoruz,

İstedin mi, oluyor

Yeter ki gerçekten iste.

Yeter ki inan.

Yeter ki sonuna kadar takip et.

Trabzon bunu bir kez daha gösterdi.