Sezar’ın hakkı Sezar’a… Yüzyıllık hayali gerçekleştirecekleri için… Öncelikle Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir URALOĞLU ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin GENÇ’le birlikte…
Bugüne kadar projede emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum.
Ne yazmışız yine bu köşede?
“Her kim ki Meydan’da ‘Trabzon’a tren’ der ve ilk ciddi adımı atar, ilk kazmayı vurur, dağları deler...
Bölge sakinleri için elektrik ve doğalgaz zammı vız gelir tırıs gider...
Yüzyıllık yalnızlık son buldu diye...
Sıra Doğu Karadeniz’e geldi diye...
Bu aziz millet, onun heykelini diker.”
***
“Trabzon, Erzincan’a Bağlanıyor” haberleri hâlâ sıcaklığını korurken...
“Samsun-Sarp Demiryolu” da öyle…
Ne güneyden ne de batıdan yeni bir ses gelmeyince ümidi kesmiştik ki şehir merkezi yetişti imdadımıza… “Trabzon, raylı sisteme kavuşuyor.”
Kalyon ve Makyol’un üstlendiği işin 4 yıl içerisinde hizmete girmesi planlanıyor.
Töreni uzaktan da olsa izlemek güzeldi çünkü yarım asrı aşkın bir süredir bugünü bekliyordum.
***
Bizimkisi bir demiryolu rüyası..
Hani bölgemiz biraz Japonya, biraz da İsviçre ya...
Doğu Ekspres ve Güney Ekspres var ya...
“Niçin Kuzey Ekspres de olmasın” diye söylenirken söylenirken bir Karadeniz Turu’nda buluyorum kendimi. Aylardan Mayıs ve Fırtına haftalar önce ilan etmiş şampiyonluğunu...
Yalnızca ülke içinden değil...
Dünyanın dört bir yanından insanlar da akın akın Trabzon’a ulaşmak için yollarda...
Samsun’u öteye dönünce “Allah’ım! Bu nasıl bir güzellik” diyorum, buğulanan cama “bu tren Trabzon’a gider” yazıyorum.
Uyanıyorum ki bir rüyaymış sadece...
***
Trabzonlu bir çocuğun çizdiği resmi hatırlıyorum.
Ganita’nın oradan geçip gidiyordu demiryolu.
Koca ülkenin demiryolu geçmeyen tek bölümü, o kadar canını yakmış ki!
Bakmış, büyüklerin çözeceği yok bu işi.
Sarılmış fırçaya, boyaya…
İstasyon hazır, yolcular ve tren de…
Renklerini yükseltmiş “duyun bizi” diye.
***
Bizim neslin çoğu demiryolu hasretiyle gitti.
Çocuk olduk, genç, yetişkin...
Türküler ve diziler de olmasa umurumuzda mı dünya?
13 Ocak 2024’te “Trabzon’dan Tren Geçse” adlı yazımı şöyle bitirmişim:
“Bu kıyılardan tren geçerse sınıfı geçeriz. O gün bizim için bayramdır. Her kimin imzası varsa bu hizmetin altında başımızın tacıdır, bu kadar net. Yoksa çok daha otobüs, minibüs bekleriz duraklarda.”
***
Kiminle konuşsam bir demiryolu rüyasından bahsediyor.
Yerel basınımızın her köşesinde benzer sesler, manşetler…
Sosyal medyada zaman zaman “Bizim kıyılardan da tren geçseydi” çığlıkları…
Konuyla ilgili çalışmalara bir göz atıyorum.
Mustafa Kemal Paşa, ilk Trabzon ziyaretinde (1924) “Trabzon’umuzu az zamanda dahile şimendiferle raptolunmuş, güzel rıhtım ve limanla teçhiz edilmiş görmek en büyük emelimdir” demiş…
Yeni Halk Gazetesi, 18 Haziran 1943’te “Trabzon - Erzurum tren yolunun yapılması programa alındı” diyerek büyük müjdeyi vermiş.
Yine aynı gazete 19 Kasım 1947’de “Trabzon Demiryoluna Kavuşuyor” manşetiyle çıkmış.
Sonrasını biliyorsunuz zaten…
“Bugün git yarın da gelme.”
102 yıldır bekliyor bölge insanı, 4 yıl da ne ki?
“Keşke spor sevgimizin KDV’si kadar gündeme alabilseydik demiryolunu.”