Trabzon turizmde yeni bir kapı aralıyor.
Körfez ülkelerinden gelen turistlerle önemli bir turizm destinasyonu haline gelen Trabzon, şimdi Asya pazarında da ciddi bir hareketlilik yaşıyor.
Özellikle Özbekistan’la 2024 yılında başlayan turizm faaliyetleri her geçen gün daha da büyüyor.
Gelen turist sayısındaki artışın yüzde 101’in üzerine çıkması, bu pazarın Trabzon için ne kadar önemli hale geldiğini gösteriyor.
Trabzon ile Özbekistan’ın başkenti Taşkent arasında haftada iki gün karşılıklı direkt uçak seferleri gerçekleştiriliyor.
Gelecek yıl bu seferlerin haftada üç güne çıkarılması planlanıyor.
Bu çok önemli bir gelişmedir.
Çünkü turizmin gelişmesinin ilk şartlarından biri ulaşımdır.
Direkt uçuş varsa pazar büyür, turist gelir, ticaret gelişir.
Bu başarının arkasında elbette siyasi iradenin ve devlet kurumlarının desteği olmadan olmaz.
TBMM Turizm Komisyonu Başkanı Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un desteklerini özellikle belirtmek gerekir.
Bir önceki Vali Aziz Yıldırım’ın ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in gayretleri bu sürecin önemli kilometre taşlarındandır.
Başkan Genç’in turizm sektörüne söylediği, “Ne istiyorsanız isteyin benden, yeter ki turizmi geliştirin” sözü ise sektör açısından önemli bir cesaret kaynağı oldu.
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın, “İmkânlarımız ölçüsünde desteğimiz sizinledir” yaklaşımı da aynı şekilde önemlidir.
Ancak sahada emek veren isimleri de unutmamak gerekiyor. Bence işi sırtlayıp götüren onlardır.
Trabzon Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan, Türkiye Oteller Birliği Trabzon Temsilcisi Mustafa Dündar ve MİRJahon Partner firmasının sahibi Mustafa Bozoğlan, Özbekistan pazarının Trabzon’a kazandırılmasında büyük emek ortaya koydular.
Özellikle Tamer Erdoğan’ın göreve geldikten sonra Körfez ve Asya pazarlarına yönelik çalışmaları dikkat çekiyor.
Sürekli gidip geldi, görüşmeler yaptı, bağlantılar kurdu ve Trabzon’un tanıtımı için önemli çalışmalar yürüttü.
Trabzon ile Buhara’nın kardeş şehir ilan edilmesi de bu ilişkilerin gelişmesine önemli katkı sağladı.
Taşkent ile henüz kardeş şehir protokolü imzalanmamış olsa da iki şehir arasında güçlü bir turizm ve ulaşım bağı oluşmuş durumda.
Herkese teşekkür ediyorum.
Şimdi bunu daha ileri taşımak gerekiyor.
Kasım ayının son haftasında Taşkent’te düzenlenecek Hamsi Festivali bunun güzel örneklerinden biridir.
Trabzon’dan yaklaşık bir ton hamsinin Taşkent’e götürülmesi planlanıyor.
Bu sadece bir festival değil, aynı zamanda Trabzon’un kültürünün, mutfağının ve marka değerinin tanıtılması anlamına geliyor.
Fakat hedef daha büyük olmalı.
Özbekistan’la karşılıklı uçuşların haftada üç güne çıkarılması kadar, turizm sezonunun da 15 Nisan-15 Ekim tarihleri arasına uzatılması için çalışılmalı.
Kazakistan’la karşılıklı uçuşların gündeme gelmesi de sevindirici.
Bununla yetinmemeli, Orta Asya’nın diğer ülkeleriyle de yeni bağlantılar kurulmalı.
Trabzon’un yeni turizm pazarlarına ihtiyacı var.
Üstelik uçuş maliyetleri de önemli bir konudur.
Dünyanın birçok turizm destinasyonunda uçak seferlerini artırmak amacıyla yakıt desteği veriliyor.
Ege ve Akdeniz’de bu uygulanıyor.
Trabzon çıkışlı uluslararası seferler için de benzer bir destek mekanizması oluşturulması, Asya pazarının büyümesine ciddi katkı sağlayacaktır.
Bu konuda Sayın Valimizin de hassasiyet göstermesini bekliyoruz.
Çünkü turizm sadece otellerin meselesi değildir.
Turist geldiğinde esnaf kazanır, restoran kazanır, taksici kazanır, acente kazanır, rehber kazanır. Kısacası tüm şehir kazanır.
Trabzon’un artık turizmde yeni ufuklara bakması gerekiyor.
Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Irak, İran, Birleşik Arap Emirlikleri yani Körfez’den sonra Asya’ya uzanmalıyız,
Gürcistan, Azerbaycan ve Özbekistan’dan sonra Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan ve diğer ülkeler…
Trabzon’un doğası, tarihi, kültürü ve eşsiz turizm değerleriyle bu pazarlarda söyleyecek çok sözü var.
Yeter ki ulaşım ağımızı genişletelim, yeni pazarlar bulalım ve bu şehri dünyaya daha güçlü tanıtalım.
Trabzon’un turizmde geleceği artık sadece Körfez’de değil, Asya’da da…