‘Kavga ederdi, evet… ama her kelimesi kalbinden gelirdi; derdi kişisel değil, davası yüreğindendi. Onun kavgaları öfkesinden değil, içini yakan adaletsizlik duygusundandı. Böyle insanlar, toplumun gürültüsü içinde kaybolan vicdanımızdır.
Unuttuğumuz insanca şeyleri bize hatırlatmak için vardırlar.
Rahatsız ederler ama susturamazsınız.
Yargılarsınız ama kolay kolay yerlerini dolduramazsınız.
O yüzden çok üzgünüm.
Güle güle Nihat Genç…
Senin deyiminle söyleyeyim:
‘Bu topraklar’ sensiz çok çorak kalacak’
gibi harika bir yazı yazmış Nihat Genç’in ardından Doç. Dr. Şafak Nakajima isimli bir hanımefendi.
İşte bu yüzden sağcısı, solcusu, dindarı, dinsizi, sosyalisti, komünisti kapitalisti, fakiri, zengini herkes bir parçasını kaybetti Nihat Genç’in ardından.
Ve bir cenaze için az rastlanır samimi kalabalıklar uğurladı kendisini..
Çünkü O, ölene kadar doğrunun yanında ,yanlışın karşısında duran yiğit bir savaşçı, vicdanlı insanların gür sesi oldu.
Kimin ne yaptığıyla değil, neyi nasıl yaptığıyla, ya da yapmadığıyla ilgilendi.
Ne diyelim;
Volkan Konak’ın ardından, Nihat Genç gibi korkusuz savaşçı , yiğit bir evladını daha kaybetti Trabzon..
‘Rahmetin bol mekanın cennet olsun güzel kardeşim diyerek’ rahmetliyle bir anımızı paylaşalım.
Tarihini tam hatırlamıyorum ama sanırım 10 yılı aşkın bir zaman.
TV’lerde Nihat Genç fırtınasının estiği dönemlerin biri.
Bir Fenerbahçe maçı öncesi Gazeteciler Cemiyetinde aynı masada oturuyoruz.
‘Hoş geldiniz Nihat Bey’ dedim.
‘Hafif bir gülümsemeyle yüzüme baktı; ‘ Servet Abi galiba beni tanımadın?‘ dedi.
- Olur mu öyle şey, sizi tanımamak mümkün mü ? diye karşılık verince de..
‘Ya, oradan değil. Ziya Beyin, kulübün bahçesinden bahsediyorum’ deyip açıkladı.
‘ Orada top oynarken sizi çok seyrettim. Ben Dere Mahallesinden gelirdim.
Top oynamakla fazla işim olmazdı ama böyle büyük maçlardan önce karaborsa yapan ekiptendim.
Çok da iyi paralar kazandık. Adam İstanbul’dan hatta Almanya’dan maça gelmiş, 500 liraya bilet arıyor..’
‘Ey gidi günler’ deyip, gülüştük, sarıldık..
Tekrar rahmetin bol mekanın cennet olsun güzel kardeşim..
Değil bizler, Türkiye seni hiç unutmayacak..
Ancak, doğrular artık eskisi kadar sahipli ,yanlışlar da o kadar korkak olmayacak!.
Ev yaparsan tuğladan!..
Kasımpaşa’nın Sportif Direktörü Serkan Reçber, Trabzonspor’un Wagner Pina transferi üzerine şunları söyledi: Pina’ya hayranım. Portekiz ligini seyrederken oyuncumuz Nuno Da Costa’ya “Bunun telefon numarasını bana bul, çok iyi oyuncu, sağ bek ihtiyacı olduğunda mutlaka değerlendirilmelim’ dedim.
Trabzonspor aldı ve çok iyi bir transfer yaptı. Atletik, dinamik, çabuk ve çok doğru bir transfer.”
Trabzonspor’un Portekiz’dan sağbeke aldığı ilk oyuncu olan ve Bordo-Mavili takımda iz Bosingva’nın ardından yine Portekiz’den kadroya katılan Pereira da çok iyi çıkınca şunları yazmıştık;
Hani bir söz vardır ya; Ev yaparsan Tuğla’dan ,kız alırsan Muğla’dan diye
Buna şunu da eklemek lazım:
Sağbeki de Portekiz’den alacaksın.
Şimdi, önce Bosingva, ardından Pereira sonrasında Perdo gibi bu Pina’da iyi çıkarsa, ki ben öyle olduğunu düşünüyorum.
Trabzonspor’da sağbek mevkiini Portekizlilere kapatacaksın!.
Mustafalar çoğalmalı..
‘Trabzon’a geldim. İmzayı attıktan sonra ilk işim antrenman sahasına çıkmak oldu. Işıklar kapalıydı ama ben mutluluktan aydınlıktaydım. Kendi kendime ‘Allah’ım, inşallah bu bir rüya değildir’ dedim. bir sürede ‘Buralarda kalıcı değilim, uyanacağım, yine gurbete gideceğim’ diye hissettim.
Trabzonspor’da olduğumu tamamen idrak edince dünya gerçekten güzelleşti.
Bu kulüp benim için sadece bir takım değil, çocukluk hayalim.(Mustafa Eskihellaç)
Kriter değil kraker!
GS ile FB , 100 milyon Euro’yu neredeyse sadece bir futbolcu almak için gözden çıkaracak kadar çılgın bir transfer yarışına girdiler.,
Yazıktır, günahtır ya..
Şampiyon olduğunda TFF’den aldığın paranın çok daha fazlasının hem de döviz olarak şu ekonomik ortamda yurtdışına gönderilmesi bu kadar kolay olmamalı.
Fransızların ünlü Lyon’u bile mali kriterlere uymadığı için küme düşürülürken, biz de TFF'nin her sezon başında açıkladığı kriterlere uyan yok.
Yok , çünkü birileri işi sürekli kitabına uyduruyorlar.
Uyduruyorlar da ne oluyor?
Avrupa’ya çıkınca da önümüze gelen bizi u.duruyor!
‘Mesela’ya bile tahammülleri yok
Fener Rum Patriği Bartholomeos’un ’Süper Lig'de şampiyon Trabzonspor olacak sözleri’ Trabzon’da heyecan yaratırken sosyal medyada da büyük yankı uyandırdı.
Farklı kesimlerden yorum alan ifade tartışma konusu olurken Trabzonspor’un zirve yarışına katılmasının bu kadro ile mümkün olmadığını iddia edenler çoğunluktaydı.
Yani işin aslı şu ki arkadaşlar;
Söz konusu Trabzonspor olunca;
Bir ‘Mesela’ya bile tahammülsüzler!..
Haksız mı?
Haluk Bilginer: “Bana kalırsa insanlar sadece öğlene kadar çalışmalı. Öğleden sonra da dere kenarına gidip, resim ve felsefe yapmalı.
İnsan 70 sene bir ev almak için çalışır mı kardeşim?“