Türkiye’de siyasetin kaderini belirleyecek en önemli başlıklardan biri emeklilerin geçim mücadelesidir.

Yıllarca çalışmış, üretmiş, vergisini ödemiş, ülkesine hizmet etmiş milyonlarca emekli bugün hayat pahalılığı karşısında ayakta kalma mücadelesi veriyor.

Pazarda filesini dolduramayan, faturalarını ödemekte zorlanan, torununa harçlık verirken kendi ihtiyaçlarından kısmak zorunda kalan emekli, artık söylem değil çözüm bekliyor.

Şimdi gündemde önemli bir gelişme var.

2023 yılında çalışan memurlara verilen seyyanen zammın memur emeklilerine de yansıtılması için Meclise teklif sunuldu. Düzenlemenin yasalaşması hâlinde yaklaşık 2,5 milyon memur emeklisinin aylık 25 bin 153 lira civarında ilave ödeme alması öngörülüyor.

Peki ya milyonlarca işçi ve Bağ-Kur emeklisi?

İşte asıl mesele burada başlıyor!

Yaklaşık 2,5 milyon memur emeklisine seyyanen zam verilmesi, elbette önemli bir adımdır. Ancak yaklaşık 14,5 milyon SGK ve Bağ-Kur emeklisinin bu düzenlemenin dışında bırakılması, toplumda yeni bir adalet tartışmasını beraberinde getirir.

Aynı ülkenin emeklileri, aynı hayat pahalılığı, aynı market, aynı kira, aynı elektrik ve doğal gaz faturaları ama farklı zam uygulamaları olmamalı.

Memur emeklisi rahatlatılırken işçi ve Bağ-Kur emeklisi kapsam dışında kalırsa bunun siyasi sonuçları da olacaktır.

Çünkü geçim sıkıntısı, emeklinin hangi kurumdan emekli olduğuna bakmıyor.

Burada mesele bir kesime zam verilmesine karşı çıkmak değildir.

Mesele, aynı ekonomik şartlar altında yaşayan milyonlarca emeklinin neden aynı iyileştirmeden yararlanamadığını sorgulamaktır.

2,5 milyon emekliyi sevindiren bir karar, 14,5 milyon emeklinin beklentisini karşılamıyorsa iktidar açısından yeni bir sorun doğurur.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, siyasette toplumsal beklentileri doğru okuyabilen ve gerektiğinde önemli kararlar alabilen bir lider olduğunu defalarca gösterdi.

Böyle bir hatanın içine düşüneceğine ihtimal vermiyorum.

Emeklinin beklentisi açık seçik ortada

Seyyanen zam yalnızca memur emeklileriyle sınırlı kalmasın, SGK ve Bağ-Kur emeklilerini de kapsamalıdır.

Elbette böylesine kapsamlı bir düzenlemenin bütçeye getireceği yük fazla, uygulamanın mali sürdürülebilirliği gözetilmeli ancak çözüm aranırken milyonlarca emeklinin geçim sıkıntısı da göz ardı edilmemelidir.

İnanıyorum ki Cumhurbaşkanı Erdoğan bu hassasiyeti dikkate alacaktır.

Çünkü emeklinin gönlünü kazanmak, yalnızca bir maaş düzenlemesi yapmak değil, aynı zamanda sosyal adalet duygusunu güçlendirmektir.

Gelelim işin siyasi boyutuna.

AK Parti'nin önünde iki ihtimal var.

Birincisi; seyyanen zammı yalnızca memur emeklilerine vermek ve milyonlarca SGK ile Bağ-Kur emeklisinin beklentisini karşılıksız bırakmak iktidarın seçimde işi bugünkünden daha da zorlaştırır.

Çünkü ekonomik sıkıntı yaşayan seçmenin hayal kırıklığı, sandığa da yansıyacaktır.

İkincisi ise seyyanen zammı bütün emeklileri kapsayacak şekilde düzenlemek ve yıllardır biriken beklentilere cevap vermesi halinde işte o zaman siyasi tabloyu yerle bir eder.

Yaklaşık 17,2 milyon emeklinin tamamını kapsayacak adil ve sürdürülebilir bir iyileştirme, milyonlarca hanede karşılık bulacak.

Yani 17,2 milyon oy demek

Emeklinin eşi, çocuğu ve torunuyla birlikte düşünüldüğünde bu kararın toplumsal etkisi çok daha geniş olacak.

Elbette hiçbir siyasi partiye seçim zaferi garanti edilemez ancak vatandaşın hayatını kolaylaştıran, adalet duygusunu güçlendiren ve verdiği sözü yerine getiren bir iktidar, sandığa çok daha güçlü gireceği bir gerçektir.

Benim kanaatim açık

AK Parti seyyanen zammı bütün emeklilere yayarsa gelecek seçimlerde tulum çıkarabilecek bir fırsatı yakalar.

Aksi hâlde yalnızca bir zam tartışmasını değil, milyonlarca seçmenin gönlünü kaybetme riskini de büyütür.

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu hassasiyeti göz önünde bulunduracağına inanıyorum.

Çünkü emeklinin beklentisini karşılamak, sadece bugünün ekonomik sorununu çözmek değil, yarının siyasi tablosunu da şekillendirmektir.

Sandığın yolu emeklinin boğazından geçiyor.

Emeklinin gönlünü kazanmanın yolu da ayrım yapmadan, bütün emeklinin sofrasına dokunmaktan geçiyor.