O gece kalp krizini henüz atlatmış bir komutan Çanakkale Boğazı'ndaki görevine hazırlanırken, gece sessiz, deniz korkutan bir karanlığa sahipti.
Ve Nusret'in komutanı İsmail Hakkı Bey o korkutucu karanlık ve sessizliğin içinde ilerleyen gemide olağanüstü bir sabırla görevini başarıyla bitirmenin heyecanını yaşarken yeni atlattığı kalp krizinin zaman zaman tekrarlayan ağrıları umurunda bile değildi.

Nusret Mayın Gemisi Kaptanı İsmail Hakkı Bey aslında 1876 yılında Trabzon Akçaabat Yukarı Ahanda (Kavaklı ) doğumludur. Babası 1837 doğumlu Kayıkçı İbrahim Efendidir.
1895 yılında henüz çocuk yaşta Bahriye Mektebi'nde okumak amacıyla babası İbrahim Efendi ile birlikte İstanbul’a gelir.
Uzun yıllar Tophane’de ikamet ettiğinden Tophaneli diye bilinir.
13 farklı Gemide görev yapmış olan İsmail Hakkı Bey 1914 yılında Nusret Mayın Gemisi komutanlığına atanır.
İsmail Hakkı Bey,bu atama yapıldığında geçirdiği kalp krizinden henüz yeni ayağa kalkmıştı. Buna rağmen görevi tereddütsüz kabul etti.

7 martı 8 marta bağlayan gece savaşın kaderini değiştirecek olan Nusret, sessiz ve yavaşça Çanakkale Boğazı’nda seyrediyordu.
Tüm ışıklarını söndürmüş sadece komutan ve murettabatın gözleri ışıl ışıl, kalpleri vatan sevgisi ile dolu idi.
Nusret karanlıklar prensi gibi görülmeyen heybetiyle boğazın serin sularını yararak ilerliyordu.
Ortalık zifiri karanlık.
Henüz şafak sökmemiş.
Yüreklerde korku yok.
"Önce Vatan"dı onlar için.

Ve karşılarında dünyanın en güçlü donanmaları bu toprakları işgal etmek üzere boğazlardan geçmeye çalışıyordular.
O gece Nusret tarihin akışını değiştirecek görevine hazırdı.
Mayınlar öyle bir yere dökülmeliydi ki İngiliz ve Fransız savaş gemileri emniyetli farzettikleri bölgeden geçerken patlamalıydılar...
Yüzbaşı Hakkı Bey komutasındaki Nusret,
Erenköy Koyu önlerine Karanlık Liman civarına 26 mayın bıraktı.
Kimse bilmiyordu…
O gece dökülen mayınlar, birkaç gün sonra dünyanın en güçlü donanmalarını boğazın karanlık sularına gömeceğini.
18 Mart 1915’te,
Fransız zırhlısı Bouvet
ve İngiliz zırhlıları HMS Irresistible ile HMS Ocean,
işte bu mayınlara çarparak battı.
O gece dökülen mayınlar,
Çanakkale’de tarihin yönünü değiştirecekti.
Çanakkale geçilmeyecek.
Dengeler değişecekti.

Nusret'in komutanı Trabzon Akçaabatlı İsmail Hakkı Bey ve denizci kahramanlarımız görevlerini yaparak güvenli bir şekilde limanlarına çoktan ulaşmışlardı.
İşte böylesi yüksek bir inanmışlıkla Çanakkale'yi geçilmez yapan Trabzonlu İsmail Hakkı Bey için Trabzon'da onun anısına ne yapılmıştır?
Bir yere ismi verilmiş mi?
Bir büstü olsun Akçaabat sahilindeki parka yerleştirilip yeni nesle tanıtılmış mıdır?
Valilik, Kaymakamlık, Belediye, bu konuda çalışmalar yapmış mıdır?
İsmail Hakkı Bey'in Trabzonlu oluşu bu kadar mı önemsenmez.
Akçaabat’ın yetiştirdiği bir vatan evladının kendi toprağında hiç mi adından söz edilmez.
3.kuşaktan torunu ,kendisi gibi denizci kaptan olan Cihat Gündoğdu dedesinin hatırasını yaşatmak üzere kitaplar yazdı. Trabzon’da bir çok yetkili ile konuştu.
Lakin bir türlü kendi doğduğu topraklarda İsmail Hakkı Bey'in Çanakkale Savaşlarındaki kahramanlığını yaşatacak, herhangi bir eserin olmadığını üzüntüyle karşılamakta.
İsmail Hakkı Bey ve Nusret Mayın Gemisindeki tüm mürettebata rahmetler diliyorum.
Vatan için görevlerini yerine getirdiler.
Bizden de hiçbir şey beklemediler...
Sadece vefa ve unutulmamak dışında...
Mekanları cennet ruhları şad olsun.
Umarım bu kahraman hemşehrimizin ismi doğduğu topraklarda da unutulmaz...
Çok da zor değil inanın sahildeki bir parkın uygun yerine kahraman İsmail Hakkı Bey'i hatırlatıp tanıtacak en azından bir büst yaptırmak...