Ölmez tabii ki… Hem, niçin ölsün? Muhtaç durumda milyonlarca insan var. Fakat ‘Sosyal Devlet’ anlayışının ‘Sosyal Yardım’a evrilmesi ciddi bir sorun… Her yeni iktidarı bekleyen en büyük sorun!
“Sosyal devletin temel amacı vatandaşına asgari yaşam düzeyi sağlamak…
Ekonominin yarattığı eşitsizlikleri azaltmak…
Gelirin daha adil bir şekilde bölüşülmesinin altyapısını hazırlayarak demokrasinin işlemesine ve güçlenmesine hizmet etmek…”
Ve daha neler neler!
“Sosyal Devlet” için çok sayıda bilimsel makale ile karşılaşmanız mümkün.
Hükümetlerin, bu yöndeki politikaları ortada…
Aslında sosyal devlet, istisnalar hariç hiç kimsenin devlet tarafından özel olarak desteklenmesine gerek duyulmadığı bir sistem olmalı.
Bizim kültürümüzde ifade edildiği gibi “hiç kimsenin aç ve açıkta kalmadığı bir sistem”…
***
“Sosyal Devlet” denildiğinde İsveç ve Norveç gibi ülkeleri düşünürüz.
Tüm sorunlarını çözmüşler. Ne aç kalan var ne de açıkta?
Yani söz bizde, uygulama onlarda…
Aslında bir heyet göndermeli Norveç’e…
“Nasıl başardınız” diye…
Öyle ya sistem tıkır tıkır işliyor.
Şairin dediği gibi “olursa bir şikâyet ölümden oluyor”.
Eğitim, sağlık, ulaşım, üretim, tüketim…
Al modeli, Türkiye’ye uygula…
“Norveç’in üç tarafı denizle çevriliymiş ama dört tarafı düşmanla çevrili değilmiş!”
Al sana bahane!
Coğrafya kaderdir yani!
***
Almanya ile Türkiye’yi karşılaştıralım.
2025 yılı nüfusları ortada; Almanya 83,5 milyon, Türkiye 86 milyon…
2025 yılında Almanya’da çalışan sayısı 46 milyon, Türkiye’de 15 milyon…
2025 yılında Almanya’da emekli sayısı 21 milyon, Türkiye’de 16 milyon…
Şimdi bu duruma göre “refah devleti” hayali ve hedefi nasıl gerçekleşebilir?
Hemen her kesimi maaşa bağlamak mı yoksa Almanya örneğinde olduğu gibi nüfusun en azından yarısının çalışmasını sağlamak mı?
Matematik yalan söylemez, tablo ortada…
Hiçbir hükümet bu tabloyla sihirli bir reçete uygulayamaz.
Özetin özeti: Bir ülke ancak çalışan sayısının yarısı kadar emekliye maaş verebilir.
***
İnsanımız, tarım ve hayvancılıkta çalışmaktan uzaklaşınca…
Üretim alanlarında kendine uygun(!) yer bulamayınca sarılmak istiyor “sosyal devlet”e…
İyi de nereye kadar?
Aynı yerde aynı yanlışı yapmaya devam ediyoruz.
“Delik büyük ama yama küçük” derdi atalarımız.
Hiç kimse, kimseyi kandırmasın.
Yeni bir bakış açısı ve en az 50 yıllık bir vizyon dışında tüm planlar çöp olmaya mahkûmdur.
Bu işler doğalgaz ve petrol zenginliğiyle de olmuyor.
Libya’nın, Irak’ın ve Venezuela’nın başına neler geldi, ders alacağız.
Rahmetli Sakıp Sabancı’nın dediği gibi…
Çalışacağız çalışacağız çalışacağız.