Bazı insanlar stresi doğru yönetemez, baskıyı kaldıramaz. Bazı insanlar da tam aksine baskıdan etkilenmez, stres altında radikal kararlar alabilir. Bu tip insanlara futbol tabiriyle winner diyoruz!
Bireysel olarak bile bu tip meziyete haiz insan bulmak zor iken bir takımı tümüyle winner oyunculardan kurmak imkansız gibi birşey.
Bundan dolayıdır ki; bireysel performansa dayalı daha doğrusu bir oyuncunun ayağına bel bağlayan takımlar genelde finalde hüsrana uğrarlar. Takım oyunu önemli lakin Türk futbolunun bir gerçeği var o da ne kadar iyi takım olursan ol problem çözen bir iki adamın olacak.
Trabzonspor’un mevcut kadrosundaki en büyük problem de bu, kalite eksikliği!.
Kadrolar açıklandığında sol bekte stoper, sağ bekte orta saha oyuncusu, sağ kenarda on numara, sol kenarda sol bek orjinli oyuncuları gördük. Maçın hemen başında Trabzonspor Muçi ile başlayıp Ozan ile devam eden pozisyonda Onuachu ile golü buldu(1-0). Tüm oyun kontrolümüzde devam ederken kendi kendimize gol attık dersek yanlış olmaz. Saviç ile Onana arasına giren rakip kolay bir gole imza attı ve skora denge geldi (1-1).
Beraberlik sonrasinda ilk yarının son düdüğüne kadar geçen süreye kayıp zaman diyebiliriz.
İkinci yarıya iki değişiklikle başladı Fatih Tekke. Erken bulduğu gollerle de öne geçmeyi başardı(3-1).
Farkın açılması ile oyunda yine tempo düştü. Fatih hoca hafta ortası Türkiye kupası maçını da dikkate alarak üst üste oyuncu değişikliklerine gitti.
Oyun, tempo, pozisyon zenginliği adına çok keyifli bir müsabakaydı diyemem lakin yukarıyla aranın açılmaması, aşağıyla aranın kapanmaması adına galibiyet önemliydi.
Yazımı taraftara sitem ederek bitirmek istiyorum. Dünyanın en büyük şehir takımının taraftarına boş tribünler yakışmadı.
Tebrikler çocuklar