Ya da “çelik ovma süngeri”…

Atölyelerdeki çelik talaşların temizleme gücünün fark edilmesiyle yolculuğu başlamış fakat öncelikle sanayide kullanılmış…

Ardından da alüminyum tencereleri parlatmak için mutfaklara girmişti.

Bu yüzden adı “alüminyum tel”e çıkmış…

***

“Bulaşık teli” deyip de geçmeyelim.

Yaklaşık 2 milyar dolarlık bir pazar payına sahip.

Diğer aşındırıcı, temizleyici ürünlerle birlikte yaklaşık 6 milyar dolarlık bir pazara ulaşıyor.

Küçük ve basit bir ürün gibi görünse de…

Aslında “mutfağın gizli kahramanı”…

Zamandan tasarruf sağlamasının yanı sıra bütçeye de katkısı inkâr edilemez.

Tencere, tava ve çaydanlıkların başına gelenleri biliyoruz.

Yanma, kararma ve kireçlenme söz konusu olduğunda bulaşık teli bir “kurtarıcı”…

Bulaşık makineleri de onu tahtından edemedi çünkü sektördeki payı her geçen yıl artıyor.

En önemlisi de kimyasal deterjana olan ihtiyacı azaltmış. Böylece çevre temizliğine önemli sayılabilecek bir katkısı var.

Mutfakta daha az su kullanıldığı gibi bahçe araç gereçlerinin yüzeylerini de parlatabiliyoruz, ahşap yüzeyleri boyaya hazırlarken de zımpara yerine kullanabiliyoruz.

***

Amerika ve Avrupa’da bir asrı aşan kullanımına karşılık bizde “mutfağın efendisi” olması, o kadar eski değil. 1950’lerde ülkemize giriş yapsa da asıl ününe 1970’lerde, 1980’lerde kavuştu.

Restoran, kafe ve oteller çoğaldıkça…

Sadece mutfak değil endüstriyel alanda da ihtiyaç arttıkça bulaşık telinin pazar payı da arttı.

En çevreci ürünlerden birinden bahsediyoruz.

Çelikten üretilen mutfakların vazgeçilmezi olan bulaşık telinden…

***

Mutfağımızın yağlı, salçalı, dibi tutan yemeklerine karşı üstün bir performans gösterdiği ortada… Bu yüzden haklı olarak “yağ düşmanı” ünvanının sahibi…

Temizlik uzmanlarına göre süngerler “bakteri yuvası”…

Fakat paslanmaz çelikten üretilen bulaşık telleri öyle mi?

Suyu tutmadığı, hızlı kuruduğu için çok daha hijyenik bir ürün.

***

Bugün 26 Eylül…

94 yıl önce Türkçeyi, yabancı dillerin etkisinden arındırmak için 1. Türk Dili Kurultayı toplandığı için Dil Bayramı olarak kutlanıyor.

26 Eylül ayrıca Dünya Çevre Sağlığı Günü…

Birinde dilin arındırılması, diğerinde de çevrenin temizlenmesi söz konusu olunca nedense bulaşık teli geldi aklıma.

Hem, gündem de çok yoğun…

“Ne yazsam, ne söylesem” diye kafa yormaktansa…

Geçmişte “… daha iyi temizler” diyen reklam filmlerini hatırladım.

Gerçi onlar kirli çamaşırlar içindi.

Günümüzde dibi tutmuş, kapkara olmuş ve çöpe atılmayı bekleyen mutfak gereçleri için imdada yetişen bulaşık telleri o dönemde fazla revaçta değilmiş demek.

İster kirli çamaşırlar olsun isterse dibi tutmuş tencereler…

Değişen bir şey yok çamaşır ve bulaşık cephesinde…

Ya temizlenecekler ya da çöpe gidecekler.