Futbolda bazen taktik tahtasına değil, cesarete bakarsınız. Çünkü elinizde iyi malzeme varsa, onu korkutmadan oynatacaksınız.

Trabzonspor’un çiçeği burnunda hocası Hüseyin Çimşir, ilk sınavında bunu yaptı. Gençlerbirliği karşısında takımını geriye yaslamadı. İkinci bölgede rakibin nefesini kesti, topu kazandığında beklemedi, dikine gitti. Trabzonspor korkmadı, rakibini korkuttu.

Pina’nın sağ bekte, Ozan Tufan’ın Fabinho ile yan yana oynaması orta sahaya hem direnç hem de akıl getirdi. Daha önce ağırlaşan oyun, bu kez iki pasla rakip kaleye taşındı. Demek ki mesele futbolcuda değilmiş. Mesele, futbolcunun içindeki futbolu ortaya çıkaracak eli bulmakmış.

Ama bu takımın eksikleri de Gençlerbirliği maçında da kendini gösterdi. Savic ve Nwiwu’nun zaman zaman gereksiz yere beş metre top sürüp topu kaptırması, rakibe tehlike yaratma fırsatı verdi. Oysa futbolda her topun peşinden macera aramaya gerek yok. Sabır ve disiplin de varsa, Trabzonspor her an gol atabilecek bir takım.

Özellikle stoperlerin asli görevi de belli: Topu kesmek ve en yakın arkadaşına doğru teslim etmek. Stoper topu ayağına alıp oyunun kahramanı olmaya çalıştığında, arkasında bıraktığı boşluk rakibe davetiye çıkarabilir.

Dokuz maçtır gol atamayan Onuachu, iki golle suskunluğunu paramparça etti. Golcü dediğin de biraz böyle olmalı; bekler, sabreder, zamanı gelince konuşur. Salah ise topu her ayağına aldığında rakibin sertliğiyle karşılaştı. Fakat hakem Çağdaş Atan, bu sertliklere uzun süre sessiz kaldı. Futbolun sertliği başka, futbolcuyu sindirecek müdahaleler başka.

İkinci yarıda Trabzonspor geri adım atmadı. Hüseyin Çimşir de oyunu seyretmek yerine oyuna dokundu. Zamanında değişiklikler geldi, ardından goller...

Onuachu’nun sakatlığı sonrası oyuna giren Franculino, Trabzonspor formasıyla çıktığı ilk resmi maçta fileleri havalandırdı. İlk maç, ilk gol. Daha güzel bir merhaba olabilir miydi?

Ama gecenin asıl kazancı skor tabelasında değildi. Trabzonspor sonunda kendisini hatırladı. Cesur oynayınca başka, korkarak oynayınca başka bir takım oluyor bu takım. Elindeki kumaş kaliteli. Bunu zaten biliyorduk. Şimdi o kumaşa makas değdi.

Hüseyin Çimşir’in yapması gereken tek şey var: Bu takımın bir daha korkulu oynamaması. Çünkü Trabzonspor korktuğu zaman sıradanlaşır. Korkmadığı zaman ise rakibinin üzerine yürüyen bir fırtınaya dönüşür.