Şiiri anlamsız bulanların haklı bir tarafı vardır... Şiir karnı doyurmaz, bir makinenin dişlilerini tamir etmez, banka hesabındaki rakamları artırmaz evet. Eğer ki dünyaya bir kullanım kılavuzu gibi bakarsak şiir gerçekten de fazlalık sayılabilir.

Kullanım kılavuzları pratik çözümler üretir evet, şiir ise çözümlenmesi zor sorular sorar. İnsan yiyen, uyuyan, gezen, çalışan bir varlık değildir. İnsan hisseden, özleyen, düşünen ve anlam arayan bir varlıktır. Şiirin varlık sebebi, görünmeyen tarafından bakmak ve duyulmayanı duyurmaktır.

Gündelik dil, bir alışveriş listesi kadar sade ve işlevseldir. "Ekmek al" denir ve ekmek alınır. Dil burada ihtiyaçları karşılayan bir araçtır. Bir nevi köprüdür de. Şiir ise o köprünün ortasında durup aşağıya bakmaktır. Akan suyun sesini dinlemek, akışın içindeki anı fark etmektir. Şiir, kelimelerin üzerine yapışan araç olma kirini temizler. Birine "seni seviyorum" demek bir bildirimdir; şair aynı hissi anlatmaya başladığında kelimeler yeni kapılar aralar; bir bardak su içmekle yağmurun sesini dinlemek arasındaki fark gibidir bu fark. Yağmur insanı doyurmaz, yine de susuzluğun sebebini hatırlatır. Şiir bir hatırlatış biçimidir.

Şiirin bir başka varlık sebebi, görünmeyeni isimlendirmektir. Kalbin içinde dolaşan ve sözlüğün hiçbir sayfasında karşılığı bulunmayan duygular vardır. Şiir, o duygulara verilen addır. Ruhun sözlüğü sayılabilecek bir dil kurar. İnsan bir çok duygusunu bir mısrada bulur. En kişisel sandığı yalnızlık, başkasının kelimelerinde yürüyüşe çıkmış hâlde karşısına çıkar. Şiirin hayret verici kudreti de burada belirir. Yalnızlığın kalabalık bir yurt olabileceğinin kanıtıdır şiir.

Şiir zamanı da durdurur. Mantık olayları ardı ardına sıralar; zaman kronolojik bir çizgide ilerler. Şiir ise o ilerleyişi dondurur. Gülün soluşunu, tazeliğini ve kırılganlığını aynı anda saklayabilen tek kavanoz şiirdir. Güneş doğdu demek bilgidir. Güneşi gecenin siyah gömleğini yırttı demek bir tecrübe doğurur.

Şiir, alışkanlıklarımızın üzerini örten perdenin kenarını aralar ve sıradan gördüğümüz dünyayı yeniden tanıtır. Sessizliğin sesini duyar duyurur şiir.

İnsan akıldan ve mantıktan ibaret değildir; özler, korkar, hayal kurar. Yaşamak yetmez, yaşananın sesini duymak gerekir. Şiir hüküm vermez, işaret eder. Açıklamaz, sezdirir. İnsan o işaretin peşinden yürürken hakikatine uzun bir yol alır. Şiir, insanın özüne doğru yaptığı en uzun yolculuğun en kısa cümlesidir.

Saygı ve Muhabbetle