Neden olmasın? Trabzon’un en gözde turizm noktalarından biri… Sadece sahille yetinmeyip, dağların derinliklerine doğru her yerde görebiliyorsunuz Orta Doğu’dan gelen konuklarımızı. Taksi şoföründen kuaförüne kadar hemen herkes bunun farkında
Markette selamlaşıyorsunuz, restoranda, kafede…
Fakat bütün mesele şu; üç dört aylık sezonu on iki aya yayabilmek…
Bunun için yeni bir seferberlik gerekiyor ve Şana adeta biçilmiş kaftan gibi…
*
Yanımızda yakınımızda onca konaklama tesisi…
AVM, uçak restoran, dağ kızağı, Cazılar Deresi…
Tarihi değirmenler, köprüler…
Bir saatlik mesafede Meryemana Manastırı…
Şehir merkezi ise on dakika…
Yaylalar günübirlik gidilip dönülecek kadar yakın…
Buzul gölleri, kervan yolları, hanlar…
Uzungöl ve Ayder bir adım ötede gibi…
Trabzon Büyükşehir Belediyesinin plaj projesi de mutlaka katma değer sağlayacak. Fakat asıl düşünülmesi gereken, “elimizde ne olup ne olmadığı”…
Doğa ve tarihle birlikte yöresel ürünleri de pazarlama şansımız var.
*
Kaşüstü, Çınarlı, Şanlı, İkisu ve Pınarlı Mahalleleri “beşibiryerde” değerinde öylece bekliyor. Her evin önünü, yol kenarlarını adeta bir çiçek bahçesine çevirerek işe başlayabiliriz.
Maden suları, mağaralar, göller, tepeler, yürüyüş yolları…
Turizm adına değerlendirilebilecek evler…
Doğa ile uyumlu yatırımlar…
Her yıl gelen binlerce Orta Doğulu turiste eklenecek Avrupalı, Amerikalı ve Uzakdoğulu insanlar…
Belki de böylece Şana Şirince’ye dönüşür.
Konaklama tesisi, kafe ve restoran sahipleriyle çalışanlar da rahat bir nefes alır.
*
Tur otobüslerinin Şana’da yolcularını bıraktığını düşünsenize…
Daha küçük araçlarla dağlara doğru masalsı bir yolculuk başlatıldığını…
Köy evlerinin hangisinde yöresel ürünler olduğu, çay kahve içilebileceği?
Hangisinde kahvaltı yapılabileceği, taze balık yenilebileceği, hediyelik eşya alınabileceği de belli…
Ekmek fırından, meyve dalından, sebze bahçeden…
Olur mu olur.
*
Büyülü dokunuşların yanı sıra biraz da şans…
“Kader anı” gibi bir şey…
Köy evlerinin restore edilmesi…
Nesin Matematik Köyü’nün burada kurulması…
Şarap üretimi ve tarihi evleri Şirince’yi farklı kılsa da…
Asıl ününü 2012’de yakalamış.
Maya takvimine göre 21 Aralıkta kopacak kıyametten etkilenmeyecek iki yer varmış dünya üzerinde… Biri Fransa’nın Bugarach Köyü… Diğeri de İzmir Selçuk ilçesine bağlı Şirince…
Hal böyle olunca müthiş medya ilgisi sonucu on binlerce turistin akınına uğradı.
Zaten daha önce Oprah Winfrey ve Jodie Foster gibi ünlüler de köyü ziyaret etmiş...
Maya takviminden üretilen kıyamet senaryosu ile “doğa, tarih ve yöresel ürünler” açısından dünyada ilk akla gelen yerlerden birine dönüşmüş Şirince.
*
Yapılsın projeler, atılsın adımlar…
“Şana, Şirince’ye dönüşsün.”
Kim istemez?
Bu işin öyle “ha” deyince olmayacağı da ortada…
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Trabzon Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi, Yomra Kaymakamlığı ve Yomra Belediyesi…
Sivil Toplum Kuruluşları…
Öncelikle burada yaşayanlar bilinçlendirilmeli ki yatırımlar kadar önemli…
Çınarlı ve Şanlı mahallelerinden başlayarak Pınarlı, İkisu ve Kaşüstü için değerlendirilebilecek ne varsa ortaya konulmalı.
Projeler aşama aşama yürütülmeli, sekteye uğratılmamalı…
*
Şana ve çevresi ile ilgili değerlendirmeler yalnızca bana ait olmayıp, sektörü yakından tanıyan dostlarımızın da bilgisi dahilinde... Sevgili kuzenim Erhan Eroğlu uzun zamandır havzanın turizm potansiyeli üzerinde çalışmakta olup Uzungöl Kış Festivali koordinasyonunda da görev almış biri... Bu yazıya katkılarından dolayı da kendisine teşekkür ediyorum.
Markalaşma yolunda uzun soluklu bir çalışma bizleri bekliyor.
Bu yıl başlatamazsak bir yıl daha gecikeceğiz.
*
Şana, “Şirince” olabilir.
Yeter ki büyük hayaller kuralım, kararlı ve küçük adımlar atalım.
Eski evlerimizi yıkmayalım, kültürümüzü “Şana Etnoğrafya Müzesi”nde yaşatalım.
İhtiyaca cevap verebilecek nitelikte Şana Şenlik Alanı oluşturalım.
Turistlerin en yoğun dönemine denk gelen bir haftalık “Şana Şenliği” başlatalım.
Bize bahşedilen cennet coğrafya üstünde zenginliğimize zenginlik katalım.
Turizmde başarı hikâyelerini yeniden okuyalım ve bir başarı hikâyesi de biz yazalım.
Olur mu olur.
Not: Bu yazı, emekli bir sektör çalışanından ilgili ve yetkililere mektup niteliğindedir.