Çaykur Rizespor maçına kadar Alman teknik direktör Thomas Reis ile 3 ü Süper Ligde, 2 si de UEFA Konferans Liginde olmak üzere 5 maça çıkan Trabzonspor, bu maçlarda Galatasaray’ı 4-0, Samsunspor’u 3-0, Beşiktaş’ı da 2-0 ‘la geçerken, Finlandiya’da Kups’ı 4-2, Papara Park’ta da, İskoçya ekibi Hearts’ı da 2-0 mağlup edip alkışlanacak bir performans sergilemişti.
Üstelik bu maçlarda 9 u ligde 6 sı da Avrupa’da olmak üzere rakip fileleri 15 kez havalandıran Bordo-Mavililer, ligde kalesini gole kapatırken, 2 golü de deplasmanda çıktığı karşılaşmada Kups’tan yemişti.
Ligin 9. Haftasında önceki gün deplasmanda Çaykur Rizespor ile karşı karşıya gelen bu Trabzonspor’un sahasında daha önce çıktığı 3 maçı da kaybedip bu maça dönüm noktası olarak bakan komşu karşısında zorlansa da kazanacağı şeklindeki düşünceler ağırlıktaydı.
Ne var ki; Çaykur Didi Stadını tıklım tıklım dolduran taraftarı önünde ilk yarıda mükemmel bir futbol sergileyen Yeşil-Mavililer Trabzonspor’u adeta sahadan silerken, İtalyan forvet Borelli’nin
attığı iki golle de bu yarıyı 2-0 önde kapattı.
Bordo-Mavililerin hiçbir varlık gösteremediği bu yarıda başta çok şeyler beklenen Muçi, Mustafa, hatta Salah ortalıkta gözükmezken, yenilen gollerde acemice yapılan defans hataları da tam anlamıyla hayret uyandırdı.
Tabi ‘Trabzonspor sahadaysa umut her zaman vardır’ mantığındaki bizler, devre arasında yaptığımız yorumlarda ‘ İkinci yarın ilk 15 dakikasında bir gol atabilirsek bu maçı kurtarırız’ dedik ama doğrusu bu kurtarmaya beraberlik te dahildi.
Nitekim ikinci yarıya çok hızlı başlayan Trabzonspor 15 dakika beklemeden, 12 dakikaya 3 gol sığdırıp bir anda şipşak 3-2 öne geçince, maçın rengi de belli olmuştu zaten.
Ve de 5 dakika uzatmanın ardından böylesine zor bir ortamdan ve şartlarda sahadan 4-3 lük galibiyetle ayrılan Trabzonspor, ilk yarısında kahrettiği taraftarını da ikinci yarısında çılgınca sevinçlere boğdurup uzun yıllar unutulmayacak ilginç bir mücadeleden mutluluk denizinde yüzdürerek ayrıldı.
Bu arada Rizespor’un da hakkını verelim..
Atmacalar Trabzonspor karşısında belki de tarihlerinin en iyi maçlarından birini oynadılar.
Onlar da kazanmayı hakettiler.
Ancak bunun için rakipten daha fazla gol atacaksın..
Bunu da Fırtına başardı..
Muçi ile Dju
Bu futbol gerçekten çok ilginç bir olay.
İlk yarıda hiç bir şey yapmayıp takımı eksik oynatanların başında gelen Muçi’nin normalde devre arasında oyundan alınması gerekiyordu.
Ne var ki ikinci yarıda atılan 4 golde de payı bulunan aynı Muçi, maçın kahramanı olarak 3 puanı kazandıran isim oldu.
Öte yandan bu Dju çok enteresan bir oyuncu .

Bazan çok basit bir hareketi bile yapamıyor gibi oluyor ama, Hearts’a atığı 2. ve Rizespor filelerine gönderdiği 4. gol gibi bazan da inanılması güç olağanüstü vuruşların sahibi oluyor.
Üstelik de henüz 22 yaşında..
Ve Trabzonspor, Avrupa’da da çok ses getirecek bir golcüyü kızağa koydu bile..
Engin denizlere açılması fazla uzun sürmez..
Bu Uçar, artık Uçar!..
Çaykur Rizespor’un Boğaziçi mezunu Teknik Direktörü Recep Uçar, sessiz , sakin işini yapan,
yense de yenilse de olaylara olumlu tarafından bakan,
Rakiplere saygılı mütevazı bir kişilik olarak bilinir.
En azından biz öyle düşünüyoruz.
Bu yüzden sayın hocamızın Trabzonspor maçından önce verdiği demeçte kullandığı ‘Trabzonspor galibiyetinin Rize için ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz., buna göre oynayacağız’ şeklindeki sözlerini yadırgamıştık.
Çünkü yakın şehirler arasındaki rekabetin yanında , Rizeli futbolseverlerin çoğunluğunun Fenerbahçe’ye olan sevgisinin de etkisiyle Trabzonspor’a karşı tavırları ile ,
Bizim de çalmadan oynamaya hazır bazı gençlerimiz düşünülürse , bu demeç yöneticilerce karşılıklı verilen dostluk mesajlarıyla hiç uygun düşmedi.
Nitekim yenik duruma düştükten sonra hakeme karşı agresifleşen Recep Hoca , iki sarı kartla tribüne çıkmak zorunda kaldı.

Şimdi soralım; Sayın hocam, Trabzonspor’dan önce evinizde çıktığınız 3 maçta Samsunspor, Alanyaspor ve Fenerbahçe’ye kaybedip sıfır çekerken, tek gol bile atamadınız ama, kulübede sakin sakin oturdunuz.
İlk yarısını 2-0 önde bitirip ikinci yarıda da bir olmak üzere toplam 3 gol attığınız bir maçtan puansız ayrılırken, biraz da kendinizi sorgulayın.
Bu sonuçta acaba maçtan önce ortamı germenin, futbolculuları bu derece doldurmanın da bir rolu varmıdır?
Elbette bunu tam bilemeyiz ama , şundan eminiz.
Evindeki 4 maçta bir puan bile alamayan bu Uçar, artık başka yerlere uçar!
İYİ Kİ VARSINIZ..
Ne demiş Atalarımız, önce sağlık, sonra aile saadeti, en sonunda da para! Ama toplum olarak parayı bulmaya çalıştığımız için sağlığımızı zaman zaman ihmal edebiliyoruz.
Çok şükür ki, sağlık konusunda çok özel hastanelerimiz, hekimlerimiz, asistanlarımız ve sağlık çalışanlarımız var.

KTÜ Tıp fakültesine bağlı olarak çalışan Karadeniz bölgesinin en büyük sağlık kuruluşu Farabi Hastanesi ülkemizin yüz akı sağlık kuruluşlarından.. Başhekimi Prof. Dr. Celal Tekinbaş ve ekibiyle birlikte sağlık alanındaki hizmet ve başarıları takdir topluyor. Plastik Cerrahi servisinde geçirdiğim başarılı operasyon nedeniyle Plastik Cerrah Prof. Dr Murat Livaoğlu ve ekibine, bakımlarımı yapan Dr. Mustafa Anıl Uslu, Dr Kürşat Tanrıkulu ve Sağlık teknisyeni Bahtiyar Uzun’a yürekten teşekkür ederim.
Ayrıca ilk muayenemi gerçekleştiren KTÜ Cildiye Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Deniz Aksu Arıca ve ekibi ile her zaman yanımızda olan Prof. Dr. Serdar Türkyılmaz’a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
İyi ki varsınız.
------------------------------------------

Böyle de Olmaz ki!