Valilik eli ile resmen Trabzon Sanatevi’ne çöktüler. 20 yıldır Trabzon’un kültür sanat belleği olan tarihi yapı Valilik kararı ile alelacele boşaltıldı. Ne yapılacak mesela bu bina?

Sanatevi’ne gelen resmi tebligatta Trabzon Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü yapılacakmış!

Haziran’da 16.cı Uluslararası Sanat Günleri’nin açılış konserini Trabzon Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencilerini sahneye çıkar “ala ensemble” yapsınlar, aynı mekânı Ağustos’ta “derslik yapacağız” diye boşaltmaya kalk!

Başka bina mı kalmadı ey AKP yöneticileri Trabzon’da yabancı diller bölümü için?

Yerleşkesi toplam 290.991,08 m2 olan bir yerde yani 290 dönümde yer bulamıyorsunuz Üniversite’ye, bağlı olduğu Söğütlü’de yer bulamıyorsunuz, İlçesi Akçaabat’ta yer bulamıyorsunuz yaklaşık 10 kilometre uzakta Ortahisar merkezde Trabzon Sanatevi iştahınızı kabartıyor!

Tamam, kentin üniversitesinin mekân ihtiyacı elbette çözülmelidir ama arkadaş kendi 290 dönüm arazisinin içindeki bir binayı geçtim koskoca şehirde başka bir kamu binası ya da atıl kalan bina, arsa kalmadı mı da gözünüz sanatseverlerin evinde?

Nedir bu kentin son 20 senesine damga vuran tiyatrocuların, edebiyatçılarının, ressamların ve sanata kültüre meraklı gençlerin ortak hafızasına göz dikmeniz, nedir arkadaş anlatın da bilelim?

Şunu asla unutmayın; bir kentin kültür kurumları sadece dört duvardan ibaret değildir. Seyircisiyle, sokağıyla, avlusundaki sohbetiyle ve yılların alışkanlığı ile yaşar.

Sizin dönemlerinizde bu kent tarihi sinemalarını, sahnelerini ve entelektüel buluşma noktalarını bir bir kaybetti. Bunu unutmuyoruz.

Elbette bu mekânı “biz tahsis ettik, siz evinize gidin” diyen bürokrasiyi de bu kent unutmayacak, bilesiniz.

Kentin kültürel damarlarını tamamen kesenlere selam olsun…

AKILLI OL YUNANİSTAN…

Bizim Vazelon ve Kuştul Manastırlarını restore etmemiz Yunanlıları rahatsız etmiş.

Biliyorsunuz bu sene ziyaretçi rekoru kırdı Sümela Manastırı, ardından da Maçka’daki Kuştul ve Vazelon Manastırları için restorasyonlarının hızlandırılacağını açıkladı hükümet yetkilileri. TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı da olan AKP Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu konu ile açıklamalar yapmıştı.

Yunan basını bunu “AKP para kokusunu aldı” yönünde haberler yapmış. Örnek olarak da Sümela’nın artan turizm gelirini göstermişler.

On yıllardır Kuştul ve Vazelon’u tahribata ve zamana yenik bıraktınız da şimdi ne oldu da iştahınız kabardı, diyorlar…

Valla kaşınma Yunan, kaşınma.

Bak Fatih’in İstanbul Ayasofya için söylediği (söylenti diyor Murat Bardakçı, yok öyle bir kanıt) Ferman ile Trabzon Ayasofya’yı da fermana sokuşturmuş müzeyi iptal edip, duvarlarındaki freskler gözükmesin diye perde çekip camiye çevirmiştik. Önce Sümela’yı ardından da Kuştul’u, Vazelon’u şak diye camiye çeviririz görürsünüz gününüzü…

Ahan da ispatı;

Kanuni’nin parkında bir beyit görmüştüm ben konu ile alakalı, Sümela’yı aynı anda rüyasında gören 3 Papaz aslında sonradan Müslüman olmuştu. AKKazık Stadyumunu aynı anda rüyasında görüp Akyazı sahiline o kadar dolguyu yapanlarda zaten aynı soydan geliyorlardı.

Kuştul ve Vazelon’da namaz kılmanın çok sevap olduğunu söylerdi bizim rahmetli Cafer Hoca…

Gördünüz mü, kaşınmayın…

DİRENE, DİRENE, KAYBEDİYORUZ…

Bu AKP zihniyetinin resmen sanatla kültürle bir derdi var.

Gerçi bunların piri Melih Gökçek Ankara’nın simgesi Hitit simgelerini toptan kazımış kentte ve “böyle sanatın içine tükürürüm” de demişti ama bizimkiler bir hayli hünerli.

2009’da Atom Karınca Orhan Fevzi göreve geldiğinde, Moloz’daki devasa kemençe heykelini kaldırmıştı, Meydan Parkı içindeki heykelleri çöpe atmış az biraz güç bulsa Atatürk Heykeline bile gözünü dikmişti. Trabzon’da gerçekleşen 2007 1. Karadeniz Oyunları sembolü hamsi heykelinin alt yazısını gece motor ile sildirmişti. Güya altında “Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu” yazıyormuş, sildirdi. Heykelin müellifi heykeltıraş Hasan Fehmi Hızal gitti kendisini mahkemeye verdi, dünyanın tazminatını aldı belediyeden.

Bunların asıl piri benim tertip Asım Efendi kentin girişindeki (Ayasofya altındaki) Horon Heykelini bordo-mavi’ye boyatmıştı! Hızını alamadı İnönü Caddesinin parkelerini bordo-mavi yaptı bir de Trabzon Lisesi önüne doğru anıt kondurup bu caddenin adını “Trabzonspor Caddesi” koydu. Dert çünkü İnönü adı idi, kurdeleyi de o zamanki TS yöneticisi ve sonradan CHP İl Başkanlığı da yapan rahmetli Cafer Hazaroğlu’na kestirmişti. Sahildeki Ahmet Şener Parkını yok etti, sahil genişleme ayağına. Beşirli’de yol kenarına “Göktaş Parkı” kondurdu ama.

Tevfik Serdar Kültür Merkezi nerede şimdi bilen var mı?

Unuttuklarım olabilir elbette ama son Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi kaosunu da biliyoruz. Önce aldılar, sonra kısmen verdik tiyatroculara dediler hala ne olduğu muamma.

Şimdi kafayı Trabzon Sanatevi’ne taktılar. 20 senedir Trabzon sanatı ve kültürünü el üstünde tutan bu yer şimdi AKP’nin eli ile sanatçılardan alınıyor.

Resmen siyasi irade, sanata çöküyor.

Hayatında hiç filime gitmeyen eski AKP milletvekili Asım Efendiye “Anadolu Eğitim Kültür ve İrfan Derneği” kurdurdular, mübarek ilk işi Trabzon’da “Uluslararası Film Festivali” (2017) yapmak oldu. Yine hayatında bir kez kültür sanat etkinliğine gitmeyen, bir şiirini bilmediğimiz bir sanatsal yeteneğini görmediğimiz AKP eski Trabzon vekili Adnan Günnar’a “Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Trabzon Şubesi” kurdurdular. Bizim Dişçi Adnan’da gitti bu hafta Trabzon Sanatevi’ne çökülürken (23 Eylül Çarşamba) “Dil, Üslup ve Nezaket” konulu seminer yaptı!

Böyle bir kentte yaşamak elbette zor ama son söz olarak diyorum ki,

Keser döner, sap döner elbette bir gün bu devranınız da döner…

SALAH’IN OTURDUĞU TAŞI İBADETHANEYE ÇEVİRENLER

Hakikaten evrim geçiriyoruz, ne oluyor bize arkadaşlar?

Bir taraftan Trabzon’da sanatın içine tükürülüyor bir taraftan da taşa ibadet edenlere oturma bankı koyup seyretsinler rahat rahat diyenler var!

Nasıl bu durumlara geldik?

Bilindiği gibi Muhammed Salah bir yaylaya çıkıyor (Kurtdere Yaylası), yaylada bir taşa oturup fotoğraf çektiriyor ve bunu instagram hesabından paylaşıyor. O günden beri akın akın Trabzon o yaylaya ve o taşa akın ediyor!

Bizim boş da gezen TS yöneticilerimizden Nevzat Aydın gidiyor taş üstünde kuymak yiyip sosyal medyasında paylaşıyor! Hemşeriler taşın üstüne gittip Salah yazıyorlar, yanına “Salah Yaylası” diye tabela asıyor yetkiler! Güler misin ağlar mısın?

Şak diye Ahmet Metin Genç, taşın yanına oturma bankı koyuyor ve bunu halka hizmet diye paylaşıyor! Taşın yanındaki Trabzon Büyükşehir amblemli oturma bankında oturup taşı seyredecekmişiz!

Teşekkürler Ahmet Başkan, sizi seviyoruz. O kadar yaylaya çık, taşı bul, üstünde otur, kuymak ye elbette zorlanıyorduk. Sizlerin bu bank hizmeti bizi rahatlattı, Allah razı olsun, yolunu da asfaltlarsın artık.

Hatta buradan sizleri uyarayım Ahmet Başkan, yakında taşın etrafında 7 kez dönenler çıkacaktır, çaput bağlayıp dilek tutanlar falan. Onlar içinde danışmanlarınız hizmet aşkı ile proje üretsinler.

İster misiniz yakınlarda bir ağaç dibine küçük abdest bırakmış olsun Salah?

Yok deve…

ADALARA GEL, MODALARA GEL…

Benim çocukluğumda müthiş bir türkü idi, Nuri Sesigüzel seslendirirdi.

“Adalara gel, Adalar kalabalık modalara gel…”

Demokrasimiz müthiş ilerliyor, halkın oyuyla gelen Ankara’nın fermanı ile gidiyor mübarek. Demokrasimiz dikey mimari ile gıdım gıdım ilerliyor arkadaşlar, hiç aklınız kalmasın.

İstanbul Adalar Belediyesi de AKP’ye geçmiş, 10 üyesi CHP’li 2 üye AKP’li idi.

12 meclis üyesinden sadece 2 sini seçtirebiliyorsun ama gelip belediyeye çöküyorsun!

Abi, neden bu kadar uğraşıyorsunuz? Kaldırın tüm belediye başkanlıklarını, sizde kurtarın bizde eleştirmekten kurtulalım yani yorulduk anasını satayım. Kendi atadıklarınız Valilere ya da Kaymakamlıklara bağlayın olsun bitsin. Nedir böyle tek tek uğraşıp duruyorsunuz? Anlamıyorum…

Bir sürü uğraş veriyorsun, insanlara baskı yap, sana gelmeyeni ve senden olmayanı içeri at, partine geçsin diye başkan yardımcılığı falan teklif et, aileleri ile birlikte otelde ağırla, içeri attığını sonrasında kendi tarafına geçirip dışarı sal ve seçimde oy kullandır, seçimi kaybedersen mahkemeye git, iptal ettir, yeni seçime kadar yeni operasyonlar yap, yeni müritler transfer et…

Bunlarla uğraşmayın bence, direk hepsini iptal edip Valilere Kaymakamlara bağlayın.

Hatta önümüzde Putin gibi bir örnek de var, birebir hepsini yaptı elin gâvuru.

10-2’lik bir belediye meclisi 0-5 olarak nasıl alınıyor, valla bunun da var bir hokkabazlığı. Yormayın aklınızı, yaparsa onlar yapıyor.

Adalara gel, adalar kalabalık modalara gel…