Muhalif yorumda bulunanlara atarlanmış, “gereğini yaparım” demiş…

Böyle birisiyle çalışmıştım bilirim, önemli anlarda ortadan kaybolur böyleleri, zor anlarda başkasını öne sürer, ortalık karışınca ara ki bulasın. Aynı Volkan Canalioğlu, tıpkısının aynısı.

9 Eylül Reis ile gitmiş konuşmuş külliyede, onu eleştirenlere de; (mealen) Metro için görüştük. Yatırımın önünü açmak için her zaman görüşürüm. Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel’e de haber vermiştim. Denge (!) politikası izliyorum, gerilimi hafifletiyorum. (gazetecilerin kulis bilgilerine karşı da) Biz sizi yalanlamaktan bıktık, siz yalan söylemekten bıkmadınız. Taraf değilim, eğer bu tutumum her iki partide (YENİ Parti-CHP) rahatsızlık sebebi görülürse gereğini yaparım…” demiş…

Önce kendi fikrimi belirteyim, sen benim külahıma anlat konuşmanın çerçevesi “metro” imiş. Azıcık insan net olur arkadaş, bu nedir hep mıy mıy mıy. Ne oynak bir abi çıktın sen yahu! Saklanarak siyaset yapma hikâyenden artık gına geldi. 10 yıl boyunca zerre kavgaya girmedin, gazetecisinden belediye başkanına, komedyeninden il başkanlarına kadar onlarca insan hapishanelerde çürüyor, bedel ödüyor, değişimin ateşini yaktığı için Ekrem başkanın zindanda ama sen korkak ve saklambaç oynayan kişiliktesin!

Var mı böyle bir düzen Yavaş? Hala çıkmışsın, ortamı germemeye çalışıyorum! Ya arkadaş ortamı geren kim? Biz mi?

Belediye başkanlarını iddialarla tutuklu yargılıyorlar, ya da transferlerle belediyelere çöküyorlar sen külliyede el sıkışıp “metro” görüşmesi yapıyorsun öyle mi?

Biz de bunu yedik?

Dahası bu “Gereğini yaparım” ne demek Mansur abi?

Benim zaten senden gram fayda beklemem olmazdı, bu da son olsun.

Ama bak buradan sana bir cümle daha yapayım Mansur abi, bu gece uyumak için başını yastığa koyarken aklına gelsin. Hatta içinden birkaç kez tekrar et;

“Korkaklıkta ar ve zillet, ilerlemekte şeref ve izzet vardır. Kişi korkaklık ederek kaderden kaçamaz…” (Uhud harbinde Sevgili Peygamberimizin elindeki kılıcın üzerinde yazan söz, Ebû Dücâne’ye vermişti…)

CHP TRABZON İLÇENİN TEK DERDİ SOKAK HAYVANLARI!

Bir arkadaşın videosu düştü sosyal medyada önüme, seyrettim.

Sakallı uzun saçlı bir muhterem, kravatlı takım elbiseli sokak hayvanlarını yediriyor ve videonun üzerinde kocaman bir yazı “Size hep söyledim. Sokak hayvanları benim kırmızı çizgim. Bir tek sokak hayvanıma dokunursanız dünyayı ayağa kaldırırım bu böyle biline” demiş…

Sosyal medyasında, eğitimci, yazar, şair diye etiket vurmuş kendine. Ayrıca CHP Trabzon Ortahisar Merkez İlçe Başkanı unvanını da koymuş profiline.

Bu kadar sanatın, kültürün içindeyim, bir müddet “Çağdaş Yazarlar Derneği” başkanlığı yapmışlığımda var bu arkadaşı zerre tanımıyorum. Gerçi tanısam ne olacak, koltuğunun sağlamlığını ben onaylayacak değilim.

Ama şöyle bir baktım, koca CHP sen nelere kadirsin!

İlçe Başkanın ilk demecini sokak hayvanlarına veriyor, Trabzon Büyükşehir’e methiyeler düzüyor, kentin Valisine de teşekkürü bir borç biliyor! Videosunu sonuna kadar izledim, arkasında Türk bayrağı ve koca CHP yazısı var. Bence eksik söylemiş, AKP İl başkanına, AKP İlçe başkanına ve “Hayvanları Koruma Kanunu” mecliste görüşülürken, çakılı 4 elini kaldırıp yasayı onayan AKP Trabzon Milletvekillerine de bir teşekkürü çok görmesin bu kravatı kendinden menkul arkadaş.

Kendisinden daha verimli videolar bekliyoruz, mesela bu sene kesin çözüme kavuşturulan kokarca içinde hükümetimize, AKP vekillerine ve onların Tarım İl Müdürleri de bu arkadaştan bir teşekkür bekliyor.

Bu daha başlangıç, seyretmeye doyamayacağımız günler geliyor…

VERGİ AÇIĞI BÜYÜYEN TRABZON…

Geçen sene faaliyet raporuna baktım, Gelir İdaresi Başkanlığının.

2025 yılında 45 milyar 268 milyon 809 bin lira vergi tahakkuku çıkmış Trabzon esnafına, tüccarına, işletme sahibine ama bunun sadece 39 milyar 500 milyon 528 bin lirasını tahsil edebilmiş devlet.

6 milyar liraya yakın kaçak var Trabzon’da.

Yine de en fazla vergi veren 25.ci kent Trabzon.

Karadeniz’de Samsun vergi tahsilatında önde, Zonguldak ikinci Trabzon üçüncü sırada.

Ama gel bak AKP hükümetinin Trabzon’daki yatırımına, içler acısı bir durum. Her daim de bir sakız var iktidar mensuplarının ağzında “kişi başına düşen gelir arttı”! Tamam, da arkadaş bu benim cebime niye yansımıyor?

Ben şunu bilir şunu söylerim; Türkiye’de gelir dağılımı dengesizliği falan yok, sadece gelirin dağıtılmadığı büyük bir halk kitlesi var.

Haksız mıyım?

FAHİŞ FİYAT OPERASYONUNU HANGİ BAKANLIK YAPAR?

Ticaret Bakanlığı diyebileceğinizi sanıyorum Tarım ya da Sanayi Bakanlığı…

Hayır, bilemediniz Adalet Bakanlığı yapıyor!

Gülmeyin cânım Türkiye’m de artık işler böyle yürüyor. Süper Adalet Bakanı Akın abi açıklama yapmış ve “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; üreticimizin emeğini, vatandaşımızın bütçesini ve piyasanın adil işleyişini korurken, fiyatları manipüle ederek haksız kazanç sağlayan ve ekonomik düzeni bozan suçlarla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz” demiş. 22 ilde 109 işyerine eş zamanlı arama başlatmışlar. 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi de gözaltına alınmış.

AKP seçmeni hemen “Reis halkını düşünüp elinden geleni yapıyor, fiyatların düşmesi için canla başla uğraşıyor, tüm suç İmamoğlu’nda Özgür Özel’de…” demiştir, duyuyorum ben siz duymasanız bile.

Geçmiş aylarda tavukçulara da operasyon çekilmişti, ne oldu? Fısss…

Bakalım bu sefer attığınız taş ürküttüğünüz kuşa değecek mi? Gerçi biz bu filmleri her seçim öncesi görüyoruz. Birkaç yıl önce de zabıtalar manav manav gezip cezalar kesiyordu, Patatesçilere Soğancılara operasyon üstüne operasyon çekiliyordu. A Haber, Ülke TV, Akit, Yeni Şafak artan fiyatları koro halinde üreticiye bağlayıp hedef gösteriyordu.

Hatırladınız değil mi, hah işte o filmin devamı geliyor hazır olun.

Bu kış komünizm gelecek, bile dedirtirler Akın abiye…

MOTORİN 100 LİRAYA DAYANDI…

Hayaldi gerçek oldu, yaparsa AKP yapar.

Gece gelen zamlarla motorin 100 liraya dayandı, 97 lira…

Birkaç yıl önce istasyonlar tabelalara 2 basamaklı sayıları sığdıramıyordu kâğıt yapıştırıp duruyordu, 5 yılda üç basamaklı sayılara geçtik.

1 liradan 10 liraya çıkması tam 20 yıl sürmüştü, 2001’de 1 lirayı gören motorin 10 lirayı ilk kez 2021’de görmüştü. Evet, yanlış okumadınız tam 20 yıl sürmüştü bu yükselişin arası. İşte burası çokomelli 2021 yılını takip eden her sene aşağı yukarı 10’ar 10’ar yükselmişti mazot ve 2025 sonunda 50 lirayı görmüştü. Bir sene dolmadan yani 2026 bitmeden sağ olsunlar 50 liradan 100 liraya geldi motorin.

Yapay zekâ bile “yavaşlayalım” diyor, bizimkileri tut tutabilirsen.

Aklıma birden, kim dedi ise, “mazot bir lira olacak” söylemi geldi.

Güldüm kendi kendime…

Son olarak şu benzin ve mazot arasındaki farkı da yazalım da bazı arkadaşlar yeşillensin sayemde. Şimdi arkadaşlar, 100 litre ham petrolden, 25-30 litre mazot, 43 litre benzin, geri kalan da katran v.s çıkar. Bunu da Galaylı Gazan bilgisi olarak aklınızda bulunsun.

Daha ne yapayım arkadaş…